Yazı etiketlendi ‘terapi’


Access Bars Seansları

(yaptığım uygulamadan bir görüntü)

Access Bars nedir?

Access Bars başımızda bulunan bars adı verilen 32 noktayla yapılan bir çalışmadır.

Bu bizim ve bedenimizin bu güne kadar biriken herhangi bir şey hakkındaki tüm limitleyici düşüncelerimizi, fikirlerimizi, davranışlarımızı, inançlarımızı, tutumlarımızı, hislerimizi, duygu ve düşüncelerimizi, kararlarımızı serbest bırakmamızı sağlayacak bir uygulamadır. Ne zaman bir şeye anlam yüklersek ve önemli olduğunu düşünürsek onu beynimizde depolarız. Beyin adeta geçmiş yaşamlardan ve bu yasamdan gelen 5-10 bin yıllık düşünceleri içinde hapseden dev bir bilgisayar hard diski gibidir. Basit bir şekilde örnekle anlatmak gerekirse; bilgisayar kullanıldıkça kendisine ait olmayan birçok gereksiz dosya, çöp, virüs ve kalıntılar toplar. Bu da bilgisayarın zamanla verimini düşürür ve kullanılamaz hale getirir. Bilgisayara format atmanın amacı,  gereksiz tüm dosyaları silmek ve bilgisayarı kendi orjinal haline getirmektir. Böylece bilgisayar hızlanır ve sağlıklı çalışır. Acces bars çalışması da bilgisayar formatına benzetilebilir. Tıpkı bilgisayar hafızası gibi bize ait olmayan ve hizmet etmeyen bizi ağırlaştıran, sınırlandıran bizi engelleyen gereksiz kayıtlar yani çöpler silinir ve kendimiz oluruz. Böylece daha çok şey alıp kabul edebilmek veya yepyeni bir şey yaratmak için alan açmış oluruz. Bizim için mümkün olan başka olasılıkların ve seçimlerin bilincinde oluruz ve bu da gerçekten arzu ettiğimiz hayatı seçmek ve oluşturmak için bize yolu açar. Hayatın tümü bize kolayca, neşe ve ihtişamla gelir.

Access Bars nasıl uygulanır?

Access bars, uygulayıcısı tarafından başın üzerinde bulunan 32 noktaya parmaklarla nazikçe dokunularak uygulanır. Yaklaşık 1 -1.5 saat sürer.  En ideal uygulama şekli kişinin uzanmasıdır ve rahat olan şekli budur ancak oturduğu yerden de uygulanabilir. Bu noktalardan bazıları şunlardır: Para, Kontrol, Yaratıcılık, beden ve Cinsellik, Yaşlanma önleyici, Farkındalık, şifa, nezaket şükran huzur ve dinginlik, vb.

Duygularımızın, düşüncelerimizin ve hislerimizin bir elektriksel yükü vardır ve bunlar başımızda bu noktalarında tutulurlar. Bars çalışmasıyla başımızda bulunan 32 noktada oluşmuş elektrik yükünü serbest bırakmayı deneyimliyoruz. Her dokunulan nokta tıpkı klavyede ki delete(sil) tuşu gibi işlev görür.

Örneğin; para noktasına dokunulduğunda para akışı ile ilgili yaşanılan sıkıntılara neden olan inançlar, bakış açıları, yargılar, duygular, vb başka ne varsa silinir. Bars seansından sonra kişilerin para akışlarında artış gözlemlenmektedir.

ACCESS BARS BENİM HAYATIMA NASIL GİRDİ VE NELER KATTI?

1996 yılında kristallerle başlayan farkındalıklı ruhsal yolculuğumda hayatıma bir çok öğreti ve yöntem girdi. Her biri hayatıma büyük katkı oldu, bazılarını da halen kullanmaktayım.  1996 yılından 2012 başlarına kadar çok yol almış olmama rağmen hala içimde eksikliğini hissettiğim bir şeyler vardı. Kendimi labirentin içinde gibi hissediyordum. Evet çok şey öğrenmiş ve biliyordum ancak bilmek yeterli gelmiyordu, bir yere kadar bildiklerimi uygularken bir yerden sonra tıkandığımı hissediyordum. Çevreme baktığımda ise benimle benzer durumu yaşayan çok insan olduğunu da görüyordum. Bir gün yine çok derinleşip çok yoğunlaştığım bir anda Allaha dua etmeye başladım. Benim dualarım içsel sohbet gibidir. J Allahım dedim, şu içinde bulunduğum sıkışık durumdan nasıl çıkabilirim, eksikliğini hissettiğim şey ne? Nasıl bir yöntemle çalışmalıyım? Bildiklerimle bu noktaya kadar geldim ve sanki yeni bir şeyler gerek, ama ne, bu ne olmalı? Lütfen bana bir yol gösterir misin? Öyle bir yöntem olsun ki o sıkışıklığın içinden hızlıca çıkayım, kendimde ki değişimleri gördükten sonra bunu çevreme de uygulayayım hep birlikte özgürleşelim, vb bir sürü şey söyledim ve dua ettim.  1 ay sonra karşıma nasıl bulabilirim diye sorarken nasıl sorusuyla çalışan Access bars çıktı. Doğrudan eğitimini alıp 16 yılda aldığım yolun büyük bir kısmını 1 günde alarak büyük bir açılım yaşadım. Bu kadar etkili olan bu yöntemi gece gündüz tüm çevreme yüzlerce defa uyguladım ve her uyguladığımda uygulama yaptığım insanların ne kadar çok şeyden özgürleştiklerini gördükçe çok mutlu oldum ve binlerce kez şükrettim. Bars yaptığım kişilerle benzer olaylardan birlikte özgürleşirken bunun keyfini yaşıyorduk. Biliyordum ki her yaptığım bars bütüne ve dünyaya da katkı oluyordu. İlk eğitimi aldıktan hemen sonra eğitmenliği için gerekli süreçleri tamamladım ve bu harika yöntemin eğitimlerini de vermeye başladım. Bundan daha iyi nasıl olur?

İlk bars deneyimimden 2 gün sonra bende var olan bir korkumun mucizevî bir şekilde yok olmuş olduğunu gördüm.

4. günü yürüyüş yaparken, her zaman yaptığım gibi kulaklıklar kulağımda müzik dinlerken bir anda bir şeyin farkına vardım.  Sadece andaydım, çiçeğin kokusunu duyup, güzellikleri izlerken zihnim bomboş ve çok mutluydum. Farkına vardığım anda şükran gözyaşlarına boğuldum. Daha öncesinde yaptığım gibi kulağımda müziğim zihnimde bir sürü konuşma diyalogları yoktu, meğer daha önce ben anda değilmişim, gerçekten mutlu değilmişim. Ayrıca yaptığım enerji çalışmalarından sonra yorgun düşer, insanların ağırlıklarını alırdım. Onları atmak için bir sürü çalışma yapardım. Access barstan sonra bunların hiç birisi artık olmuyor. Hiç bitip tükenmeyen bir enerjim var. 1 hafta sonra çevremde çok sayıda kişi, yüzümde bir değişiklik, yüzümde huzur ve farklı bir ışık olduğunu ve beni çok enerjik gördüklerini söylediler. Şunu da fark ettim ki daha önce gergin olduğum zamanlarda neşeli ve mutlu olmak için yaptığım şeylere de artık ihtiyacım yoktu. İstediğim anda kendi içsel neşe ve mutluluğum bir nedene bağlı olmadan ortaya çıkıyordu. Artık birçok şeyi yapmaya çalışmaktan çok kendisi oluyordum. Kendimi özgürleşmiş hissediyorum. Tabi daha birçok şey var. Ve yolculuğum kolaylıkla neşe ve ihtişamla devam ediyor.

Bu deneyimleri sizde benimle birlikte yaşamak isterseniz, bireysel seans için randevu alıp bana gelebilirsiniz yada doğrudan benden eğitimini alıp uygulayıcısı olabilirsiniz. Bu konuda size refakat etmek ve katkı olmaktan çok mutlu olurum. Benimle altta verdiğim mail adresimden iletişime geçerek ön bilgi istemeniz yeterlidir, hangi konuda bilgi istediğinizi de belirtirseniz sevinirim çünkü başkaseminer ve uygulamalarımda mevcut.

Yer: Barbaros mah. Üsküdar/istanbul home-ofis

başvuru esnasında detaylı adres tarifi verilecektir

Ayla Aydın
ainossgk@gmail.com
www.kristalleringucu.com

KRİSTALLERLE AFFETME ÇALIŞMASI


Affedemediklerimiz bizim yaşam enerjimizi düşürür, bizi kızgın ve öfkeli yapar, bağışıklık sistemimizi yavaşlatabilir hatta hem fiziksel hem de ruhsal olarak hasta olmamıza sebep olabilir. Hastalıklar vücudumuzun sinyalleridir, genellikle zihinsel, ruhsal ya da duygusal olarak sorunlar olduğunu gösterir. Affedemediklerimiz, yaşadığımız travmalara sebep olan çevremizde ki insanlar ya da bizzat kendimiz de olabiliriz. Affetmek kişisel gelişim sürecinde önemli bir rol oynar. Bize zarar veren bu yükten kurtulmamız yani affetmemiz, özgürleşmemiz gerekir. Affetmek demek, seni ya da kendimi affettim demekle olmuyor ne yazık ki. Bu polyannacılıktan öte geçmez. Kişiyi o anda rahatlatsa bile, derinlerde yatan, bastırılmış olan öfke ve çözülmeyen sorun ileride çok daha ağır bir şekilde patlak verebilir. Affetmek bir süreçtir. Bir gün içinde affetmek sağlıklı bir affetme olmaz.
Affetmek demek olanları sineye çekmek değildir, affetmek demek olanı olduğu gibi kabul etmekte değildir. Affetmek, bildiklerinin en iyisi yapmışlardı demekte değildir. Affetmek, yapılanları onaylamak ya da hoş görmekte değildir. Affetmek olanları unutmakta değildir. Affetmek, affettim deyip özellikle kendimize mutluluk maskesi takmak, sahte gülümseyişler, sahte tavırlarda bulunmak hiç değildir. Affedemediğimiz kişi ve olayın bize verdiği acı vardır bunu yok sayamayız ancak unutulmamalıdır ki affetmeyi gerektiren her travma içinde önemli dersleride barındırır.

Gerçekten affetmek için, bizim değişime ihtiyacımız vardır. Değişmesi gerekenler olduğu için gerçekten affedemiyoruzdur. Bakış açımızı değiştirmeye ihtiyacımız vardır. Olaylara olan bakış açımız değiştiğinde affedilecek bir şeyin kalmadığını görürüz zaten. Neden affedemiyoruz. Bize zarar veren kişi ve olaylara izin veren biz değilmiydik? Bizde o olayların içinde değilmiydik? Bizimde bunda payımız yokmuydu? Kendi sınırlarımızı çizemeyen, öz sınırlarımızın ihlal edilmesine izin veren yine kendimiz değilmiydik? Evet bizdik. Buna izin veren bizdik başkası değil. Affetmek için önce farkında olmak, atılacak en büyük adımdır. Neden insanlara kızgınlık duyarız? Hangi sınırımızı aştılar, bize nasıl bir zarar verdiler? O sınırı aşmalarına biz izin vermeseydik o sınırı geçebilirlermiydi? Tabi bu demek değildir ki bundan sonra sınırlarımızı kale gibi öreceğiz, insanlarla aramızda bize zarar veremesinler diye büyük duvarlar olacak, hele bu hiç değil.

Her birey kendi yaşamından sorumludur ve kendisine ait alanına kimin ne kadar gireceğine de kişi kendisi karar verir. Bazen kendimizi hayatın akışında olaylara öylesine kaptırıyoruz ki, yaşam içinde karşılaştığımız olayların bizde yarattığı öğretiler için ince bir zeka ile planlanmış muhteşem ilahi planlar olduğunu unutuyoruz. Bunun farkındalığını hatırlamak bile bir affediştir. En büyük derslerimizi bize en çok acı veren olaylardan çıkartmadık mı? En büyük affediş yaşanılanlardan gerekli dersi almaktır. Ayrıca haklı olmaya çalışmak kavramından çıkmak demektir. İçsel sınırımızı iyi çizmek, kendimize değer vermek, kendimizi sevmek ve kendimize saygı duymak, özsaygımızı geliştirmek demektir. Bu farkındalığı bize öğreten kişi ve olaylara teşekkür etmek demektir. Gerçekten affetmek, kendimize verdiğimiz en büyük armağandır. Affetmek ayrıca koşulsuz sevgiyi öğrenmektir. Sevginin akmasına izin vermektir. İnsanlarla benzer yanlarımızın olduğunu da görebilmek ve kabul etmektir. Affetmek, sevmekle, bize ait olan sınırları çizmenin ayrımının farkına varmak bunların ikisini birbirine karıştırmamak demektir. Özgüvenimizin ve özsaygımızın artması demektir. Tüm yaşanılan olaylara dışarıdan bir gözle bakıyomuşçasına bütünü görebilmek ve analiz yapabilmektir. İnsanın cevaplarını aynı zamanda dönüp kendi içinde de araması demektir. Affetmeye çalıştıklarımızın bize ayna tutmasına teşekkür etmektir.

Affetmek, farkındalığı ve değişimi içeren bir süreçtir, bu süreçte kristallerden yardım alabiliriz.
İşlenmemiş doğal halde bir ametist kuvars kristali ile pembe kuvars kristalini birlikte kullanılmasını tavsiye ediyorum. Ametistin, bilinç seviyemizi yükselten, farkındalığı arttıran bir etkisi vardır. Pembe kuvars ise özellikle affetme ile ilgili blokajları çözer, derinlerde yatan kin, öfke, nefret gibi bize zarar veren olumsuz duyguları ortaya çıkartıp sevgiye dönüştürür. Enerjisini İlahi ana kaynağın sevgisinden alır ve bu ilahi sevgi titreşimlerini kişiye yansıtır.

Bu iki kristali yan yana kalp hizasına yakın kolye şeklinde taşımak en etkili yollardan birisidir. Eğer aksesuar taşımayı sevmiyorsak o zaman doğal birer parça ametist ve pembe kuvars kayacı ile çalışma da yapılabilir. Eğer kristalleriniz yoksa buradan kendinize bahsi geçen kristallerden alabilirsiniz. Dükkanımdan alacağınız kristallere arzu ederseniz ücretsiz reiki uyumlaması da yapılacaktır.http://dukkanlar.gittigidiyor.com/Ainos_Dogaltas_Gumus_Taki/   Kolye olsun kayaç olsun çalışma örneğini veriyorum
Yukarıda ki yazıyı iyice okuyup bunun farkındalığına vardıktan sonra;
Sol elimizde pembe kuvars, sağ elimizde ametist kalp hizasında tutuyoruz ve derin bir nefes alıp verdikten sonra aşağıda ki olumlamayı 3 er kez okuyoruz.

Olumlama
Sana karşı duyduğum ve beni yıpratan tüm olumsuz duygularımdan arınmaya ve seni affetmeye niyet ettim.
Ben seni şu anda affetmeyi kabul ediyorum. Çünkü bu duruma aslında ben izin verdim.
Bu dünyada oyun arkadaşım olduğunu kabul ediyorum.
Seninle yaşadığım her şeyin benim yüce hayrıma olduğunu kabul ediyorum. Gerekli derslerimi aldım.
Bundan dolayı senin varlığına şükrediyorum.
Bu yolda sevgiyle seni serbest bırakıyorum.
Seni affediyorum.
Kendimi affediyorum.

Bir süre kristalleri elimizde tutmaya devam ediyoruz. Yaradanın sevgi titreşimlerini taşıyan kristalleri kalbimizin derinliklerinde hissediyoruz ve onlara bu ilahi sevgi enerjisini, titreşimlerini taşıdıkları için teşekkür ediyoruz. Yaradana sonsuz sevgi ve ışığını yansıttığı için şükrediyoruz. Yaşadıklarımızın aslında bizim olgunlaşmamız ve almamız gereken derslerimiz doğrultusunda ihtiyacımıza göre yaşadığımız için farkına varıyoruz ve şükrediyoruz.

Eğer affedemediğimiz kendimiz isek o zaman yukarıda ki olumlama yerine aşağıdaki olumlamayı söylüyoruz, yapılan işlemler ise aynı.

Olumlama(kendimiz için)
Yaşadığım ve yaptığım her şeyi seviyorum.
Tüm yaşadıklarımı yaşanması gerektiği için yaşadım.
Yaşadığım ve yaptığım her şey için kendimi onaylıyorum.
Beni bir başkasının onaylaması gerekmiyor.
Ben kendimi onaylıyorum.
Ben kendimi seviyor beğeniyor ve onaylıyorum.
Ben değerliyim.
Yaşadığım her şey benim kendi seçimim.
Verdiğim her karar benim kendi seçimim.
Ben tüm kararlarımı ve yaşadığım her şeyi onaylıyorum.
Ben kendimi onaylıyorum.
Ben kendimi affediyorum.
Ben kendimi tümüyle seviyor ve takdir ediyorum.
Hayatı seviyorum.
Yaşamayı seviyorum.

Bu çalışmanın bir affetme süreci olduğu unutmayalım ve tamamen derinden affettiğimize inanana kadar bu çalışmayı her gün yapalım.
KAYNAK: Ayla Aydın
www.kristalleringucu.com
(Lütfen kaynağını silmeden paylaşınız)

Şifalı Taşlar Online Satış için
http://dukkanlar.gittigidiyor.com/Ainos_Dogaltas_Gumus_Taki/
Sayfayı Takip etmek için:
http://www.facebook.com/kristalleringucu
Gruba katılmak için
http://www.facebook.com/groups/ainos.sifalitaslar

FACEBOOK

Facebook