Yazı etiketlendi ‘kalp çakra’


KRİSTALLERLE AFFETME ÇALIŞMASI


Affedemediklerimiz bizim yaşam enerjimizi düşürür, bizi kızgın ve öfkeli yapar, bağışıklık sistemimizi yavaşlatabilir hatta hem fiziksel hem de ruhsal olarak hasta olmamıza sebep olabilir. Hastalıklar vücudumuzun sinyalleridir, genellikle zihinsel, ruhsal ya da duygusal olarak sorunlar olduğunu gösterir. Affedemediklerimiz, yaşadığımız travmalara sebep olan çevremizde ki insanlar ya da bizzat kendimiz de olabiliriz. Affetmek kişisel gelişim sürecinde önemli bir rol oynar. Bize zarar veren bu yükten kurtulmamız yani affetmemiz, özgürleşmemiz gerekir. Affetmek demek, seni ya da kendimi affettim demekle olmuyor ne yazık ki. Bu polyannacılıktan öte geçmez. Kişiyi o anda rahatlatsa bile, derinlerde yatan, bastırılmış olan öfke ve çözülmeyen sorun ileride çok daha ağır bir şekilde patlak verebilir. Affetmek bir süreçtir. Bir gün içinde affetmek sağlıklı bir affetme olmaz.
Affetmek demek olanları sineye çekmek değildir, affetmek demek olanı olduğu gibi kabul etmekte değildir. Affetmek, bildiklerinin en iyisi yapmışlardı demekte değildir. Affetmek, yapılanları onaylamak ya da hoş görmekte değildir. Affetmek olanları unutmakta değildir. Affetmek, affettim deyip özellikle kendimize mutluluk maskesi takmak, sahte gülümseyişler, sahte tavırlarda bulunmak hiç değildir. Affedemediğimiz kişi ve olayın bize verdiği acı vardır bunu yok sayamayız ancak unutulmamalıdır ki affetmeyi gerektiren her travma içinde önemli dersleride barındırır.

Gerçekten affetmek için, bizim değişime ihtiyacımız vardır. Değişmesi gerekenler olduğu için gerçekten affedemiyoruzdur. Bakış açımızı değiştirmeye ihtiyacımız vardır. Olaylara olan bakış açımız değiştiğinde affedilecek bir şeyin kalmadığını görürüz zaten. Neden affedemiyoruz. Bize zarar veren kişi ve olaylara izin veren biz değilmiydik? Bizde o olayların içinde değilmiydik? Bizimde bunda payımız yokmuydu? Kendi sınırlarımızı çizemeyen, öz sınırlarımızın ihlal edilmesine izin veren yine kendimiz değilmiydik? Evet bizdik. Buna izin veren bizdik başkası değil. Affetmek için önce farkında olmak, atılacak en büyük adımdır. Neden insanlara kızgınlık duyarız? Hangi sınırımızı aştılar, bize nasıl bir zarar verdiler? O sınırı aşmalarına biz izin vermeseydik o sınırı geçebilirlermiydi? Tabi bu demek değildir ki bundan sonra sınırlarımızı kale gibi öreceğiz, insanlarla aramızda bize zarar veremesinler diye büyük duvarlar olacak, hele bu hiç değil.

Her birey kendi yaşamından sorumludur ve kendisine ait alanına kimin ne kadar gireceğine de kişi kendisi karar verir. Bazen kendimizi hayatın akışında olaylara öylesine kaptırıyoruz ki, yaşam içinde karşılaştığımız olayların bizde yarattığı öğretiler için ince bir zeka ile planlanmış muhteşem ilahi planlar olduğunu unutuyoruz. Bunun farkındalığını hatırlamak bile bir affediştir. En büyük derslerimizi bize en çok acı veren olaylardan çıkartmadık mı? En büyük affediş yaşanılanlardan gerekli dersi almaktır. Ayrıca haklı olmaya çalışmak kavramından çıkmak demektir. İçsel sınırımızı iyi çizmek, kendimize değer vermek, kendimizi sevmek ve kendimize saygı duymak, özsaygımızı geliştirmek demektir. Bu farkındalığı bize öğreten kişi ve olaylara teşekkür etmek demektir. Gerçekten affetmek, kendimize verdiğimiz en büyük armağandır. Affetmek ayrıca koşulsuz sevgiyi öğrenmektir. Sevginin akmasına izin vermektir. İnsanlarla benzer yanlarımızın olduğunu da görebilmek ve kabul etmektir. Affetmek, sevmekle, bize ait olan sınırları çizmenin ayrımının farkına varmak bunların ikisini birbirine karıştırmamak demektir. Özgüvenimizin ve özsaygımızın artması demektir. Tüm yaşanılan olaylara dışarıdan bir gözle bakıyomuşçasına bütünü görebilmek ve analiz yapabilmektir. İnsanın cevaplarını aynı zamanda dönüp kendi içinde de araması demektir. Affetmeye çalıştıklarımızın bize ayna tutmasına teşekkür etmektir.

Affetmek, farkındalığı ve değişimi içeren bir süreçtir, bu süreçte kristallerden yardım alabiliriz.
İşlenmemiş doğal halde bir ametist kuvars kristali ile pembe kuvars kristalini birlikte kullanılmasını tavsiye ediyorum. Ametistin, bilinç seviyemizi yükselten, farkındalığı arttıran bir etkisi vardır. Pembe kuvars ise özellikle affetme ile ilgili blokajları çözer, derinlerde yatan kin, öfke, nefret gibi bize zarar veren olumsuz duyguları ortaya çıkartıp sevgiye dönüştürür. Enerjisini İlahi ana kaynağın sevgisinden alır ve bu ilahi sevgi titreşimlerini kişiye yansıtır.

Bu iki kristali yan yana kalp hizasına yakın kolye şeklinde taşımak en etkili yollardan birisidir. Eğer aksesuar taşımayı sevmiyorsak o zaman doğal birer parça ametist ve pembe kuvars kayacı ile çalışma da yapılabilir. Eğer kristalleriniz yoksa buradan kendinize bahsi geçen kristallerden alabilirsiniz. Dükkanımdan alacağınız kristallere arzu ederseniz ücretsiz reiki uyumlaması da yapılacaktır.http://dukkanlar.gittigidiyor.com/Ainos_Dogaltas_Gumus_Taki/   Kolye olsun kayaç olsun çalışma örneğini veriyorum
Yukarıda ki yazıyı iyice okuyup bunun farkındalığına vardıktan sonra;
Sol elimizde pembe kuvars, sağ elimizde ametist kalp hizasında tutuyoruz ve derin bir nefes alıp verdikten sonra aşağıda ki olumlamayı 3 er kez okuyoruz.

Olumlama
Sana karşı duyduğum ve beni yıpratan tüm olumsuz duygularımdan arınmaya ve seni affetmeye niyet ettim.
Ben seni şu anda affetmeyi kabul ediyorum. Çünkü bu duruma aslında ben izin verdim.
Bu dünyada oyun arkadaşım olduğunu kabul ediyorum.
Seninle yaşadığım her şeyin benim yüce hayrıma olduğunu kabul ediyorum. Gerekli derslerimi aldım.
Bundan dolayı senin varlığına şükrediyorum.
Bu yolda sevgiyle seni serbest bırakıyorum.
Seni affediyorum.
Kendimi affediyorum.

Bir süre kristalleri elimizde tutmaya devam ediyoruz. Yaradanın sevgi titreşimlerini taşıyan kristalleri kalbimizin derinliklerinde hissediyoruz ve onlara bu ilahi sevgi enerjisini, titreşimlerini taşıdıkları için teşekkür ediyoruz. Yaradana sonsuz sevgi ve ışığını yansıttığı için şükrediyoruz. Yaşadıklarımızın aslında bizim olgunlaşmamız ve almamız gereken derslerimiz doğrultusunda ihtiyacımıza göre yaşadığımız için farkına varıyoruz ve şükrediyoruz.

Eğer affedemediğimiz kendimiz isek o zaman yukarıda ki olumlama yerine aşağıdaki olumlamayı söylüyoruz, yapılan işlemler ise aynı.

Olumlama(kendimiz için)
Yaşadığım ve yaptığım her şeyi seviyorum.
Tüm yaşadıklarımı yaşanması gerektiği için yaşadım.
Yaşadığım ve yaptığım her şey için kendimi onaylıyorum.
Beni bir başkasının onaylaması gerekmiyor.
Ben kendimi onaylıyorum.
Ben kendimi seviyor beğeniyor ve onaylıyorum.
Ben değerliyim.
Yaşadığım her şey benim kendi seçimim.
Verdiğim her karar benim kendi seçimim.
Ben tüm kararlarımı ve yaşadığım her şeyi onaylıyorum.
Ben kendimi onaylıyorum.
Ben kendimi affediyorum.
Ben kendimi tümüyle seviyor ve takdir ediyorum.
Hayatı seviyorum.
Yaşamayı seviyorum.

Bu çalışmanın bir affetme süreci olduğu unutmayalım ve tamamen derinden affettiğimize inanana kadar bu çalışmayı her gün yapalım.
KAYNAK: Ayla Aydın
www.kristalleringucu.com
(Lütfen kaynağını silmeden paylaşınız)

Şifalı Taşlar Online Satış için
http://dukkanlar.gittigidiyor.com/Ainos_Dogaltas_Gumus_Taki/
Sayfayı Takip etmek için:
http://www.facebook.com/kristalleringucu
Gruba katılmak için
http://www.facebook.com/groups/ainos.sifalitaslar


Çakralar bedenimizin enerji merkezleridir, çakralar çeşitli boyutlara ait bedenlerimiz arasındaki arayüzeydir, ayri ayri sistemleri bağlayan noktalardır, daha yüksek boyutlardan gelen enerjiyi daha düşük boyutlara tadil etmek/hafifletmek için transformatör gibi davranırlar, böylece sonuç olarak sinir sistemimizdeki herhangi devreleri yakmadan enerjiyi bedenlerimize absorblayabiliriz. Bedenimizde metafizikçiler ve yerli sağlıkçı insanlar tarafından çağlar boyunca tanınan yedi adet büyük çakra vardır. Gerçekte bedenimizde yüzlerce çakra vardır. Eğer akupunktur uzmanları, Shiatsu uzmanları ve diğer masaj uygulayıcıları tarafından kullanılan meridyen sistemine aşina iseniz, bu meridyen hatlarının kesiştiği her yer küçük bir çakradır. Biz ayrıca ellerimizde, ayaklarımızda, ayaklarımızın altında ve başımızın üzerinde bir çok büyük çakraya sahibiz.

Bu çakralar gerçekte anafor gibi dönen küçük girdaplardir. Sanskritçede Çakra “tekerlek” anlamına gelir, bu enerji tekerlekleri Kaynak’tan, eterik alemlerden yaşam gücü enerjisini döndürerek alır, bir insan fiziksel bedeninde bir hayat yaşayan spiritüel varlıklar olmamızı mümkün kılar. Böylece, bu girdapları açik, berrak tutmak ve düzgün fonksiyon yapmasını sağlamak sağlıklı olmak ve iyi – olmak için çok önemlidir, sadece fiziksel bedenimiz için değil, ayrıca eterik bedenlerimiz için.

Enerji akışında yarattığımız blokajların çoğu zihinsel bedenimizde (zihinsel bedenimiz fiziksel bedenimizden yaklaşık 60 santim uzaklıktadır) ve duygusal bedenimizde (fiziksel bedenimizden yaklaşık 20 santim uzaktadır) ve/veya fiziksel bedenimizdedir. Sınırlayıcı bir düşünce (zihinsel) veya travmatik bir olay (duygusal) çoğunlukla bu eterik bedenlerin birinde sıkılaşmayı/daralmayı tetikler, bu daralma eğer salıverilmezse enerji akışında blokaja neden olur. Bu içsel şeytanlarımız ile yüzleşmeyi reddettikçe, bu enerji blokları bedenlerden geçerek (bedenler vasıtası ile) ilerler, sonunda son dinlenme yeri olarak fiziksel bedene girer ve “hastalık” olarak adlandırdığımız şey olur. Hastalık gerçekte insan bedenindeki bir spiritüel varlık olarak gelişmeye devam etmemiz için Yüksek Benliğimizin, düzeltmemiz gereken bazı dengesizliklere, salıvermemiz gereken bazı travmalar ve düşünce modellerine dikkatimizi çekme teşebbüsüdür.

Bu kristalize olmuş düşünce formları veya sahip olduğunuz şeyler bizim yaşam gücümüzü bloke eder. Bunlar çakralardaki ve meridyenlerdeki enerji akışını engeller. Bunlar chi’mizi tıkar, kısar. Büyük çakraları temizlemek tüm dört – beden sistemimize giden (fiziksel, zihinsel, duygusal, spiritüel bedenlerimiz) enerjiyi yeniden aktive etmeye yardımcı olabilir. Bu, bir çok şekilde yapılabilir. Bu bölümde, enerjiyi ve renk imgeleme meditasyonlarını kullanan birkaç çakra temizleme egzersizi sunuyorum. Sizinle rezonansa giren egzersizi seçmenizi ve bunlardan bir veya ikisini her gün uygulamanızı öneriyorum.

Çakraları temizlemenin diğer yolları, çiçek özleri ve değerli taş iksirleri, tonlama/şarkı söyleme, kristal kaseler, ziller/çanlar, gonglar, davullar, Shamballa veya diğer enerji çalışmaları, kristaller, yoga, masaj ve diğer beden çalışmaları gibi titreşimsel sağaltıcıları içerir. Sizi çeken yöntemleri araştırmanızı ve onları günlük yaşamınıza dahil etmenizi teşvik ediyorum.

Herhangi bir fiziksel problem çakralar vasıtası ile tedavi edilebilir. Geleneksel Reiki el pozisyonlarının çakra sistemi üzerinde yoğunlaşmasının nedeni budur. Her bir çakra bazı organlarla ve bezlerle birleşiktir, bu organlar ve bezler yaşam gücü enerjisini çakralar vasıtası ile çeker.

Anılarınız kimyasal olarak nöronlarınıza nasıl kaydoluyorsa, çakralarınıza da enerjisel olarak öyle kaydoluyorlar. Deneyimlediğiniz her önemli olay veya duygusal olarak sizi etkileyen her olayın bir kopyası çakra enerjilerinize kaydolur.

Her çakra kişiliğinizin farklı bir yönünü düzenler, spesifik görevleri vardır ve enerjilerini bu görevlere harcar. Her biri hikayenizin bir parçasının şifrelerini taşır. Çakralarınız hayatınızı anlatırlar ve aynı zamanda geçmişinizi de içlerinde taşıyor olabilirler. Enerjileri tıkanmış bir çakra açıldığında, onunla beraber bütün hayatınız da açığa çıkabilir.

Çakralar, şu anki rahatsızlıklarımızda geçmişimizin oynadığı rolü açığa çıkarırlar. Hala geçmişimizin enerjilerinin kilitlenip kaldığı çakraları temizleyerek, bütün enerji sisteminizi destekleyebilirsiniz ve çakralarınızın türlerine göre ; hayat gücünüz (kök), yaratıcılığınız (ikinci çakra), kendinizi hissettirme yeteneği ( solar plexus), sevgi ve şefkat hisleriniz (kalp), kendinizi ifade yeteneğiniz (boğaz), geçmişi aşabilme yeteneğiniz (alın) ya da evrene olan bağlılığınızdaki akışınız (taç) artacaktır.

Çakraların üzerindeki elektrik salınımları saniyede 100 – 1600 devirlik bir frekansa sahiptir, buna karşılık bu frekans beyinde 0 – 100, kaslarda 225, kalpte ise 250 dir.

Her çakra kendi enerji alanı içerisindeki organları, kasları, bağları, damarları, tüm diğer sistemleri etkiler. Çakralar aynı zamanda endokrin sistemini de etkiler ve bunlar ruh halimizle, kimliğimizle ve bütün sağlığımızla son derece ilgilidirler.

Her çakra, evrende bulunan belirli bir enerji formunun kanalı olmaktadır. Yedi çakra sırayla ;

Hayatta kalma (kök) ; yaratıcılık (sakral), güç (3 ncü), sevgi (kalp), ifade (boğaz), aşkınlık (alın), ve birlik (taç) prensipleriyle rezonans halindedir.

Her çakranın enerjisi bu evrensel prensiplerin bedeninizde ifade edilen birer mikrokozmosudur.

Çakralar endokrin sistemini yönetirler, dolayısıyla çakralarınızı dengelemek hormonlarınızı da dengeler, böylece duygularınızı da bir dengeye getirecektir. Bir çok kişi için, çakralarla çalışmak değiştirilmiş bir şuur düzeyine ya da daha yüksek seviyeli güçlerle bağlantıya geçme hissi verecektir.

Çakralarınızı temizleyip güçlendirdiğinizde auranız da canlılık kazanır. Eğer her gün enerjilerinizin uyumlu olmasını ve serbestçe dolaşmasını sağlarsanız, bedeniniz hastalıklara karşı korunaklı güçlü bir kale haline gelecektir.

Büyük çakralar (Sıralanan renkler 3 ncü boyuta ait renklerdir ve o çakrayı açan renklerdir ; bir çakrada başka bir renk görebilirsiniz. Diğer renkler o çakrayı kapatır veya dönüşünü yavaşlatır veya dönüş yönünü tersine çevirir. Eğer gördüğünüz renk berrak ve güzel bir renk ise, bununla ilgili endişelenmeyin. 3 ncü boyutta gördüğümüz renkler diğer boyutlarda görülenlerden farklı ortaya çıkar.)

Bedenlerimizde bir çok çakralar vardır. Aşağıda verilenler büyük çakralardır, bu çakralar bedenin merkez ekseni boyunca sıralanmıştır. Bu çakralar bazen antahkarana olarak adlandırılan bir ışık tüpü vasıtası ile birbirine bağlıdır. 1 – 3 çakralar fiziksel çakralardır ; bunlar duygusal bagajlarımızın çoğunu depoladığımız yerdir. Onları tamamen temizlediğimizde, bunlar tek çakra olur. En sonunda çakraların hepsi bedenimiz boyunca genişleyen bir ışık tüpü oluşturmak için birleşir.

Böylece, eğer onları aşağıda sıralandığı şekilde görmezseniz, bilin ki ilerlemede iyi iş yapmışız ve doğrusu çok hızlı ilerliyoruz.

Dünya Yıldızı Çakrası : Ayaklarınızın yaklaşık 20 santim altındadır, sizi Dünya Ana’ya bağlar ve sizi topraklanmış tutar.

Birinci / Kök çakra : Omurganın tabanında, hayatta kalma konuları ile ilgili, kırmızı
İkinci Çakra (hara) : Yaratıcı veya Cinsel çakra. Alt karın, göbeğin altında. Adrenalleri etkiler. Yaratıcılık. Cinsel deneyimlerin anıları çoğunlukla burada depolanır. TURUNCU

Üçüncü Çakra : Solar Pleksus, göbeğin hemen üzerinde. Duygusal çakra. Metabolik ve hayati enerji, psikolojik ve duygusal enerji akışı. Tamamlama yeteneği. SARI

Dördüncü Çakra : Timüs/Kalp çakrası. Kalbin üzerinde. Ben’in, başkalarının ve durumların kabul edilmesi. Çabasız hizmet. Şefkatin, duruhissedişin, Koşulsuz Sevginin daha yüksek spiritüel deneyimi. Dönüşüm ve yükseliş için merkez çakra. Yeşil veya Yeşil ile çevrelenmiş Pembe.

Beşinci Çakra : Boğaz, Tiroid bezinin yakınında. Alma ve verme döngüsü ile, başkaları ile iletişim ile ilgili. Gök mavisi

Altıncı Çakra : Üçüncü Göz, Alın, gözlerin üzerinde ve arasında. Pineal (hipofiz) bezini etkiler. Realiteyi görmek, sezgi, ayırdetme yeteneği ve tercihleri seçme ile ilgili. Psişik yetenekler. Geri planda merkezde Beyaz Yıldız ile Indigo (lacivert).

Yedinci Çakra : Taç. Başın tepesi. Formu oluşturmak için soyut olandan fikirler alma yeteneği ile ilgili. Ben’in diğer boyutlara ait parçaları ile ve spiritüel rehberlik ile bağlantı. Mor

Sekizinci Çakra : Daha Yüksek Çakraların ilki, başın üzerinde. Ruh Yıldızı olarak bilinir. Varlığın (varoluşun) Yeri (merkezi, oturduğu yer) olarak ifade edilebilir. Parlak Yeşil – Mor

Dokuzuncu Çakra : Işıkbeden ile ilgili. Bu çakra sevinç ile ilgili. Parlak Yeşil – Mavi

Onuncu Çakra : İçimizdeki eril/dişil denge ile ilgili. Bu çakra dengelendiğinde, sağlıklı olmak ve ruhunuzla birleşmek çok kolaydır. Pearlescent beyaz

On Birinci Çakra : Sizi Yeni Çağ enerjilerine bağlar. Enerji özgürlüğün enerjisidir. O, depolanmış travmaları vs işlemenize izin verir. Parlak pembe – turuncu

On İkinci Çakra : Sizi Mesih bilinçliliğine bağlar, insanın tekamülsel potansiyeli. Bu enerji tüm enerji formlarının bir araya birleştirir. Parıldayan altın renginde.

Deneyimin 4 ncü, 5 nci ve daha yüksek boyutları ile ilgili başka bir çok çakra vardır.

13 – 16 Çakralar

12 nci Işının üzerinde (henüz) bizim için elde edilebilir Işınlar yoktur, ancak 12 nci çakranın üzerindeki çakralara en azından kısmen erişiyoruz – veya erişmeye hazırlaniyoruz.

13 ncü Çakra – Bolluğu Tezahür Ettirme (Soluk Mor – Pembe) : 4 ncü boyutun realitesi bolluk – dahil etmedir – herkes için yeterince vardır. Kıtlık 3 ncü boyutun realitesidir. Kıtlık korkuya ve rekabete/yarışmaya, sahip olma, sahip – olmama zihniyetine neden olur. Bu zamanda tam bolluk tezahürünü engelleyen kıtlığın titreşiminin kollektif bilinçten salıverilmesine büyük direnç vardır. Bu çakraya erişebiliriz ve dönüşüm sürecine yardım edebiliriz.

14 ncü Çakra – İlahi Plan (Koyu Mavi – Mor) : İnsanlık kutupluluğun ötesine ilerlediğinde, 14 ncü çakrayı kullanabileceğiz, 14 ncü çakra 4 ncü boyutta tezahür ettirmek için potansiyel olarak elde edilebilirdir. Önce kutuplulukların bütünleştirilmesinde üstat olmalıyız. 14 ncü çakrayı bütünleştirerek, Dünyanın ve diğer yaşayan şeylerin enerji ızgarasını etkileyebiliriz. Bu zamanda bu çakrayı aktive etmeye başlayabiliriz, ancak tam uygulama/gerçekleştirme henüz gelmektedir.

15 nci Çakra – Monadik Bağlantı (Altın Beyaz) : Bu çakranın aktivasyonu bireysel perspektifin sonunu ve biraraya gelen benzer enerji alanlarının kollektif gücüne girişi temsil eder. Bu bize tekamül sürecinin sınırsız olduğunu hatırlatır.

16 ncı Çakra – Yükseliş – Evrensel Varlık (Mor Beyaz) : Beşinci Boyut. İnsanlığın çokboyutluluğunun farkındalığı. Ne Olduğu ile Ne Olabileceği arasındaki uçurumun iyileştirilmesi. İnsanlığı bir bütün olarak, tüm diğer yaşam formları ile birbirine bağlı olarak görmek. Kitlesel bilinçliliği etkileme yeteneği. Şimdi insanlar için elde edilebilir en yüksek bilinçlilik seviyesi.

Avuç ve parmak çakraları

Ellerin avuçlarındaki çakralar çoğu zaman küçük statüye düşürülür. Bunlar günlük yaşamlarımızda büyük değere sahiptir ve şifa enerjilerini paylaşmak için açık ve aktif olmalıdır.

Bu çakralar şifa enerjisini aktarır ve evrenden enerjisel bilgi alır. Avuç çakraları şifa enerjilerine kendiniz için ve başkaları için kanal olmanız için ve bir odanın, kişinin, durumun vs. enerjisinin izlenimlerini almak için kullanılır. Bu çakralar, niyet ile açılabildiği zaman yaşam kalitemizde büyük fark yaratabilir.

Transpersonal çakraların en önemlisi şefkati ve içsel huzuru yöneten ve ruh dünyasına bağlayan üst göğüsteki timus veya eterik kalptir. Kalp çakrası ile boğaz çakrası arasında bir çakranın mevcut olduğuna inanırız. Bu çakra sizi dünyaya ve cennetlere bağlayan çok güçlü bir enerji kanalıdır. Bu çakra ile birleşmek duygusal ve spiritüel planlarınıza büyük farkındalık getirir.

Kendi üzerinizde ve başkaları ile çalışırken enerjiler ile bu çakrada deneyler yapabilirsiniz – herhangi bir zarar vermezsiniz. Bu çakra kişinin içinde tanınırsa ve düzgün olarak fonksiyon yaparsa, varlığınızın gerçeğine açık olursunuz. Bu kutsal kayıtlara ulaşmak gibidir. Bu çakranın cennetlerden inanç ve spiritüel bilgelik getirdiği ve bizi dünyasal plana bağladığı görülüyor. Yüksek zihin içsel çocukla buluşmaktadır. Bu çakrayı hissetmeyi öğrenmenin ve onu farkındalığa geri getirmenin tüm seviyelerde şifa ve bilgelik getirdiği söylenir. Bu çakra ile şifa ve büyümeyi teşvik etmek için mavi ve yeşil renkleri kullanırız.

Enerji bedeninde bu zamanda gerçekleşen en önemli tekamül çakra fonksiyonlarının birleşimidir. Tüm çakralar geçmişte olduğundan daha çok birlikte çalışmaya başlıyor. alıntıdır (Derleyen ve Çeviren ; Saffet Güler)

FACEBOOK

Facebook