‘*Şifalı Taşlar*’ Kategorisindesiniz


Meltemle Yaşama Dair program konuğu ola Ayla Aydın Kristalleri anlattı, Kristalleri nasıl kullanabiliriz, nasıl temizleyebiliriz, sarkaçların programlanmaı ve kullanılması giib bir çok detay bulabileceğiniz 1 saatlik programı izleyebilirsiniz

KRİSTALLERLE AFFETME ÇALIŞMASI


Affedemediklerimiz bizim yaşam enerjimizi düşürür, bizi kızgın ve öfkeli yapar, bağışıklık sistemimizi yavaşlatabilir hatta hem fiziksel hem de ruhsal olarak hasta olmamıza sebep olabilir. Hastalıklar vücudumuzun sinyalleridir, genellikle zihinsel, ruhsal ya da duygusal olarak sorunlar olduğunu gösterir. Affedemediklerimiz, yaşadığımız travmalara sebep olan çevremizde ki insanlar ya da bizzat kendimiz de olabiliriz. Affetmek kişisel gelişim sürecinde önemli bir rol oynar. Bize zarar veren bu yükten kurtulmamız yani affetmemiz, özgürleşmemiz gerekir. Affetmek demek, seni ya da kendimi affettim demekle olmuyor ne yazık ki. Bu polyannacılıktan öte geçmez. Kişiyi o anda rahatlatsa bile, derinlerde yatan, bastırılmış olan öfke ve çözülmeyen sorun ileride çok daha ağır bir şekilde patlak verebilir. Affetmek bir süreçtir. Bir gün içinde affetmek sağlıklı bir affetme olmaz.
Affetmek demek olanları sineye çekmek değildir, affetmek demek olanı olduğu gibi kabul etmekte değildir. Affetmek, bildiklerinin en iyisi yapmışlardı demekte değildir. Affetmek, yapılanları onaylamak ya da hoş görmekte değildir. Affetmek olanları unutmakta değildir. Affetmek, affettim deyip özellikle kendimize mutluluk maskesi takmak, sahte gülümseyişler, sahte tavırlarda bulunmak hiç değildir. Affedemediğimiz kişi ve olayın bize verdiği acı vardır bunu yok sayamayız ancak unutulmamalıdır ki affetmeyi gerektiren her travma içinde önemli dersleride barındırır.

Gerçekten affetmek için, bizim değişime ihtiyacımız vardır. Değişmesi gerekenler olduğu için gerçekten affedemiyoruzdur. Bakış açımızı değiştirmeye ihtiyacımız vardır. Olaylara olan bakış açımız değiştiğinde affedilecek bir şeyin kalmadığını görürüz zaten. Neden affedemiyoruz. Bize zarar veren kişi ve olaylara izin veren biz değilmiydik? Bizde o olayların içinde değilmiydik? Bizimde bunda payımız yokmuydu? Kendi sınırlarımızı çizemeyen, öz sınırlarımızın ihlal edilmesine izin veren yine kendimiz değilmiydik? Evet bizdik. Buna izin veren bizdik başkası değil. Affetmek için önce farkında olmak, atılacak en büyük adımdır. Neden insanlara kızgınlık duyarız? Hangi sınırımızı aştılar, bize nasıl bir zarar verdiler? O sınırı aşmalarına biz izin vermeseydik o sınırı geçebilirlermiydi? Tabi bu demek değildir ki bundan sonra sınırlarımızı kale gibi öreceğiz, insanlarla aramızda bize zarar veremesinler diye büyük duvarlar olacak, hele bu hiç değil.

Her birey kendi yaşamından sorumludur ve kendisine ait alanına kimin ne kadar gireceğine de kişi kendisi karar verir. Bazen kendimizi hayatın akışında olaylara öylesine kaptırıyoruz ki, yaşam içinde karşılaştığımız olayların bizde yarattığı öğretiler için ince bir zeka ile planlanmış muhteşem ilahi planlar olduğunu unutuyoruz. Bunun farkındalığını hatırlamak bile bir affediştir. En büyük derslerimizi bize en çok acı veren olaylardan çıkartmadık mı? En büyük affediş yaşanılanlardan gerekli dersi almaktır. Ayrıca haklı olmaya çalışmak kavramından çıkmak demektir. İçsel sınırımızı iyi çizmek, kendimize değer vermek, kendimizi sevmek ve kendimize saygı duymak, özsaygımızı geliştirmek demektir. Bu farkındalığı bize öğreten kişi ve olaylara teşekkür etmek demektir. Gerçekten affetmek, kendimize verdiğimiz en büyük armağandır. Affetmek ayrıca koşulsuz sevgiyi öğrenmektir. Sevginin akmasına izin vermektir. İnsanlarla benzer yanlarımızın olduğunu da görebilmek ve kabul etmektir. Affetmek, sevmekle, bize ait olan sınırları çizmenin ayrımının farkına varmak bunların ikisini birbirine karıştırmamak demektir. Özgüvenimizin ve özsaygımızın artması demektir. Tüm yaşanılan olaylara dışarıdan bir gözle bakıyomuşçasına bütünü görebilmek ve analiz yapabilmektir. İnsanın cevaplarını aynı zamanda dönüp kendi içinde de araması demektir. Affetmeye çalıştıklarımızın bize ayna tutmasına teşekkür etmektir.

Affetmek, farkındalığı ve değişimi içeren bir süreçtir, bu süreçte kristallerden yardım alabiliriz.
İşlenmemiş doğal halde bir ametist kuvars kristali ile pembe kuvars kristalini birlikte kullanılmasını tavsiye ediyorum. Ametistin, bilinç seviyemizi yükselten, farkındalığı arttıran bir etkisi vardır. Pembe kuvars ise özellikle affetme ile ilgili blokajları çözer, derinlerde yatan kin, öfke, nefret gibi bize zarar veren olumsuz duyguları ortaya çıkartıp sevgiye dönüştürür. Enerjisini İlahi ana kaynağın sevgisinden alır ve bu ilahi sevgi titreşimlerini kişiye yansıtır.

Bu iki kristali yan yana kalp hizasına yakın kolye şeklinde taşımak en etkili yollardan birisidir. Eğer aksesuar taşımayı sevmiyorsak o zaman doğal birer parça ametist ve pembe kuvars kayacı ile çalışma da yapılabilir. Eğer kristalleriniz yoksa buradan kendinize bahsi geçen kristallerden alabilirsiniz. Dükkanımdan alacağınız kristallere arzu ederseniz ücretsiz reiki uyumlaması da yapılacaktır.http://dukkanlar.gittigidiyor.com/Ainos_Dogaltas_Gumus_Taki/   Kolye olsun kayaç olsun çalışma örneğini veriyorum
Yukarıda ki yazıyı iyice okuyup bunun farkındalığına vardıktan sonra;
Sol elimizde pembe kuvars, sağ elimizde ametist kalp hizasında tutuyoruz ve derin bir nefes alıp verdikten sonra aşağıda ki olumlamayı 3 er kez okuyoruz.

Olumlama
Sana karşı duyduğum ve beni yıpratan tüm olumsuz duygularımdan arınmaya ve seni affetmeye niyet ettim.
Ben seni şu anda affetmeyi kabul ediyorum. Çünkü bu duruma aslında ben izin verdim.
Bu dünyada oyun arkadaşım olduğunu kabul ediyorum.
Seninle yaşadığım her şeyin benim yüce hayrıma olduğunu kabul ediyorum. Gerekli derslerimi aldım.
Bundan dolayı senin varlığına şükrediyorum.
Bu yolda sevgiyle seni serbest bırakıyorum.
Seni affediyorum.
Kendimi affediyorum.

Bir süre kristalleri elimizde tutmaya devam ediyoruz. Yaradanın sevgi titreşimlerini taşıyan kristalleri kalbimizin derinliklerinde hissediyoruz ve onlara bu ilahi sevgi enerjisini, titreşimlerini taşıdıkları için teşekkür ediyoruz. Yaradana sonsuz sevgi ve ışığını yansıttığı için şükrediyoruz. Yaşadıklarımızın aslında bizim olgunlaşmamız ve almamız gereken derslerimiz doğrultusunda ihtiyacımıza göre yaşadığımız için farkına varıyoruz ve şükrediyoruz.

Eğer affedemediğimiz kendimiz isek o zaman yukarıda ki olumlama yerine aşağıdaki olumlamayı söylüyoruz, yapılan işlemler ise aynı.

Olumlama(kendimiz için)
Yaşadığım ve yaptığım her şeyi seviyorum.
Tüm yaşadıklarımı yaşanması gerektiği için yaşadım.
Yaşadığım ve yaptığım her şey için kendimi onaylıyorum.
Beni bir başkasının onaylaması gerekmiyor.
Ben kendimi onaylıyorum.
Ben kendimi seviyor beğeniyor ve onaylıyorum.
Ben değerliyim.
Yaşadığım her şey benim kendi seçimim.
Verdiğim her karar benim kendi seçimim.
Ben tüm kararlarımı ve yaşadığım her şeyi onaylıyorum.
Ben kendimi onaylıyorum.
Ben kendimi affediyorum.
Ben kendimi tümüyle seviyor ve takdir ediyorum.
Hayatı seviyorum.
Yaşamayı seviyorum.

Bu çalışmanın bir affetme süreci olduğu unutmayalım ve tamamen derinden affettiğimize inanana kadar bu çalışmayı her gün yapalım.
KAYNAK: Ayla Aydın
www.kristalleringucu.com
(Lütfen kaynağını silmeden paylaşınız)

Şifalı Taşlar Online Satış için
http://dukkanlar.gittigidiyor.com/Ainos_Dogaltas_Gumus_Taki/
Sayfayı Takip etmek için:
http://www.facebook.com/kristalleringucu
Gruba katılmak için
http://www.facebook.com/groups/ainos.sifalitaslar

Ying-Yang, dişil ve eril yanlarımızın iç içe ve birbirinin ayrılmaz parçası olduğunu simgeler. Farklı anlam ve tanımlamaları olsa da ben bu yazımda eril ve dişil yanların anlam ve bütünleşmesi hakkında bir şeyler yazmak istedim. Yazma sebebime gelince; kristal kuvarsların da dişil ve eril enerjileri vardır ve kuvarslar dişi ve erkek kuvarslar olmak üzere iki tiplidir. Bana en çok sorulan sorulardan birisi de şudur; Genellikle erkeklere dişi kuvars, bayanlara ise erkek kuvars önerilmesinin sebebi nedir? Bir bayan, erkek kuvars kullanamaz mı? Bu sorunun cevabını yazımın sonunda cevaplayacağım, çünkü konu aslında gerçekten çok derin.

Eril ve dişil enerji her ne kadar cinsiyete aitmiş gibi gözükse de aslı bu değildir.  Eril ve dişil enerjiler cinsellik içermez. Sadece bir kısmını kapsar. Önemli olan bu eril ve dişil enerji özelliklerinin birbiriyle bütünleşmesidir ve dengede olmasıdır.

Dişil enerjisi baskın olan kişiler daha uyumludurlar. Sencildirler, kendisinden çok başkaları için yaşarlar, fedakar ve anlayışıdırlar, güçten kaçarlar, sevgi odaklıdırlar, hep kendilerini suçlarlar, kendilerine güvenmezler, değişimleri kolaydır, hayır diyemezler, vericidirler, vb

Eril enerjisi baskın olan kişiler daha muhalif tiplerdir, her şeye karşı çıkarlar, güç odaklıdırlar, suçu hep başkasında ararlar, katı ve anlayışsızdırlar, evet diyemezler, bencildirler, değişimi zaman ister, sevgiyi zayıflık olarak görürler, vb.

Her ikisinin de aşırı ucu kişiye ve bütüne zarar verir. O nedenle iki ucunda dengede olması gerekir.

Bazen bir kadında eril enerji baskınken, bir erkekte de dişil enerji baskın olabilir. Bu durum kişinin cinsel tercihlerinin farklı olacağı anlamını taşımaz. Aşırı eril enerjiye sahip bir kadın genellikle eş olarak kendisine aşırı dişil enerjiye sahip bir erkeği çeker. Birbirlerinde ki eril dişil yönlerini dengeleyip bütünleşirlerse ki deneyimledikleri de budur, birlikte olmaya devam ederler. Eğer bütünleşme olmazsa o birlikteliğin bitmesi olağandır. Çünkü başta birbirini çeken zıt kutuplar, ilk zamanlar bundan hoşnutken zaman içerisinde bu durum rahatsızlık vermeye başlar. Örneğin evde yönetimi elinde tutan eril enerjisi baskın olan dominant kadın, evde pasif durumda olan ve eril gücünü kullanmayan bir erkeğin birlikteliğini düşünün.  İlk  başlarda bu durumdan memnunlarken, zaman içerisinde kadın aslında erkeğin eril gücünü görmek ister, erkek ise kadının sevgisini ve şefkatini görmek ister.

Bazı insanların eşlerinin bencilliklerinden şikayet ettiklerini duyarız. Aslında şikayet ettiği eşinin bencilliği yani aşırı erilliği kadar aynı zamanda kendi aşırı sencilliğidir. Kişi kendi senciliğinin yani baskın olan dişil yanının farkına varıp düzeltebilmesi için o bencil insanı hayatına çekmiştir. Karşısında ki eril enerjiye sahip bencil kişide aynı şey geçerlidir. Eşler daima birbirine karşılıklı aynalık eder.

Eşler burada birbirlerini dengeleyemediklerinde ilişkileri ayrılıkla biter ve her yeni beraberlik yine bu yanların dengelenememesi sonucu sonsuza kadar da sürebilir, ne zaman ki eşler eril ve dişil enerjilerini dengelerler ozaman birliktelikleri uyumlu ve bütünleşmiş olarak devam eder.

Kadının ve erkeğin, eril ve dişiliğin ötesinde bir yer var. Yolculuğumuz hep birlikte o yönde ilerliyor. Bir sonra ki basamak, özünün bütünselliğine ulaşmış insandır.

Kuvarslarla ilgili sorunun cevabına gelince; erkek ille de dişi kuvars kullanır, bayanlar ise erkek kuvars kullanır diye bir kural yoktur. Sadece tavsiye bazındadır. Aslı ise şöyledir. Eril enerjisi daha baskın gelen kişi erkek yada bayan fark etmez, dişi kuvars kullanmalıdır ki denge oluşsun ama şart değildir, öyle olması tercih edilmelidir. Dişil yanı baskın olan insanda erkek yada bayan fark etmez, erkek kuvars kullanmalıdır ki enerjileri dengelensin, birbiriyle bütünleşsin. Bazı salkım kuvarslar ise hem dişi hem erkek kuvarslar içerir ki bana göre bu tip parçalarda eril ve dişil yanını bütünleştirmiş olan kişilere uygundur. Genellikle kişi kendisine bir kuvars kristali seçerken eli zaten kendisini dengeleyecek olana gidiyor J O nedenle en doğrusu iç sesinize göre yüreğinizin seçtiği parçayı alıp kullanmaktır.
YAZAN:©Ayla Aydın/Ainos Doğaltaş Gümüş / http://www.kristalleringucu.com/

Sayfamı Takip etmek için:
http://www.facebook.com/kristalleringucu
Grubuma katılmak için
http://www.facebook.com/groups/ainos.sifalitaslar/
Dükkan
http://dukkanlar.gittigidiyor.com/Ainos_Dogaltas_Gumus_Taki/


KRİSTALLERLE YENİ AY DİLEK DİLEME RİTÜELİ
Yeni ay başlangıçların, umudun, iyimserliğin, değişim ve dönüşümlerin en uygun zamanıdır. Özellikle yeni bir aşama, değişim ve gelecekle ilgili çalışmalar yapmak için iyi bir zamandır.
Rahmetli babaannem bana çocukken hilali gördüğüm zaman bir dilek dilememi, sonra da ya yeşile ya da çocuk yüzüne bakmamı söylerdi. Eskiler ayı özellikle de dolunayı gördüler mi “Ay gördüm Allah, Amentü billâh” der ve güzel bir dilek tutarlardı. Çok eskiden beri toplumlarda buna benzer süregelen ritüellere her zaman rastlamışızdır.
Yeniay dönemlerinde bilinçle dilediğimiz dilekler yaşamımıza olumlu gelişmeler getirir.
Tabi bunun için dikkat etmemiz gereken birkaç şey var.
Yeniayın doğum saati, dileklerimizi yeniayın doğum saatinden sonraki kırk sekiz saat içinde tutmamız dileklerimizin gerçekleşmesi yolunda kuvvetlendirici bir etken. Eğer bu zamanı kaçırmışsak yeni ay zamanı niyetiyle ilerleyen günlerde de elbette dileklerimizi dileyebiliriz. Diğer önemli nokta ise dilek listemizi en fazla 10 dilek ile sınırlamak.
Sizlere örnek bir çalışma anlatacağım. Bu çalışma da bize kristaller de eşlik edecek. Özellikle kuvarsların teyp gibi niyetleri ve düşünceleri hafızaya alma ve daha sonra bunları geri verme, yansıtma özellikleri vardır. Bu sebeple kuvarslarla çalışırken olumsuz şeyler düşünmemeye karşı zihninizi kontrol ve terbiye etmelisiniz. Eğer zihninizden olumsuz bir şey geçtiğini hissettiğiniz an olursa hemen bunun farkına varıp, “en son cümlemin farkındayım, hemen iptal edip hayatımdan çıkartıyorum” deyin. Kuvarsların yansıtma özelliği ile biz olumlu dilekler çalışması yaparak, hem yeni ayın hem de kuvarsların gücünden yararlanarak sinerji yaratacağız.
Dilek cümleleriniz kesinlikle olumsuzluk içermemeli. Örneğin güvensiz olmak istemiyorum, olumsuz bir cümledir. Bunun yerine Özgüveni yüksek bir insan olmayı diliyorum/seçiyorum. Ayrıca geleceğe ötelemekte bir yerde olumsuzluk yaratır. Örneğin … işe gireceğim. Gireceğim kelimesi istediğiniz olayı gelecek bir zamana öteler. 50 yıl sonrasını da ifade edebilir. O nedenle En kısa sürede….. işe girmeyi seçiyorum.
En önemli noktalardan biriside niyetlerimizin başına “En yüksek hayrıma ve bütünün hayrına olsun” şeklinde eklemek.
Gerekli Malzemeler:
1. Beyaz yada pembe bir mum, varsa ikiside
2. 4 adet arındırılmış kristal kuvars, salkım yada tek diş olabilir, son tercih tambur(yuvarlatılmış) olabilir. Eğer elinizde kristal kuvarsınız yoksa kişisel olarak kullandığınız kristallerden 4 adet seçebilirsiniz ama en ideali 4 adet kuvarsla çalışmaktır. Kristallerinizin arındırılmış olmasına özen göstermelisiniz.
3. 1 adet temizlenmiş ametist kuvars doğal kayaç (elinizde yoksa sorun değil ama olursa daha iyi sonuç alırsınız )
4. 1 adet temizlenmiş pembe kuvars kayaç (elinizde yoksa sorun değil ama olursa daha iyi sonuç alırsınız )
5. A4 boyutunda beyaz bir kağıt
6. Yeşil renkli kalem tercih edilir ama yoksa normal renkte bir kalemde olur

Malzemelerimiz bu kadar. Şimdi gelelim çalışma düzeneğine.

Mumu ortaya koyduktan sonra etrafına geniş bir daire şeklinde 4 kristalimizi de yerleştiriyoruz. Eğer tek uçlu diş şeklindeyse kristallerimiz, uçların birisi içeri birisi dışarı bakacak şekilde dönüşümlü olarak kristalleri diziyoruz. Eğer kuvarsların yanına başka kristallerde yerleştirmek istiyorsanız içinizden geldiği gibi dizebilirsiniz. Pembe kuvarsı ve ametisti de mumun yanına yerleştiriyoruz.
Kâğıdımızı ve kalemimizi alıp o dairenin içine mumun arkasına oturuyoruz.
Nasıl rahat ediyorsanız o pozisyonda oturabilirsiniz. Önce iyice gevşeyin, ortamın sakin ve sessiz olmasına özen gösterin. Nefesinize odaklanmak gevşemek ve zihni serbest bırakmak için iyi bir yöntemdir. Sonra neler istediklerinizi düşünün. Gerçekten sahip olmak istediklerinize odaklanın. Sizi gerçekten mutlu edecek neye ihtiyacınız var bunları düşünün. Aklınıza gelenleri ise kâğıda yazın. Bu esnada kristallerin var olan meleklerinden ve kendi meleklerinizden yardım isteyebilirsiniz. Ve yine unutmayın, ne dilediğinize çok dikkat edin, zira gerçek olabilir! :))
Sonra kâğıdı birkaç kez katlayın, 2 elinizi kalp hizasında birleştirirken kâğıdı da ellerinizin arasında tutun. Kâğıda yazdığınız dileklerin kalbinizden akan sevgiyle adeta yıkandığını düşünün. Bu esnada pembe kuvarsa bakarak onun sevgi enerjisinden destek alabilirsiniz. Yaklaşık 5 dakika kadar bu işlemi yaptıktan sonra ametist kuvarsa odaklanıp tek tek dileklerinizi düşünün, dilekleri zihninizden tekrarlayın. Tüm bu işlemler bittiğinde kristallere teşekkür edin ve kağıdı iyi saklayın ve ilk fırsatınızda onu toprağa gömün.

Son olarak eklemek istediğim birkaç şey var.
Bir plan olmadan arzularımız bizi taciz eder. Kendinizi hedefinize erişmek için gerekli şeyleri yapmaya adamazsanız, o istediğiniz büyük olasılıkla gerçekleşmeyecektir. Psikologlar buna “sihirli düşünüş” derler. Sadece dilemek hayal kurmaktan öteye geçmez. Dileklerimizi dilerken bunların gerçekleşmesi içinde gerekli adımları da atmalıyız. O nedenle bu çalışmayı yaparken size tavsiyem en fazla yazabileceğiniz 10 dilekten 1 dileğinizi buna ayırmanız ve şu dilekte bulunmanız.
“Dileklerimin gerçekleşebilmesi için yapacağım planım dahilin de şans ve fırsatların karşıma çıkması ve bu fırsatların farkında olup gerekli adımları atabilmem için cesaret ve yaratıcılık istiyorum/ diliyorum”.

Eğer elinizde kristaller yoksa onlar olmadan da elbette bu çalışmayı yapabilirsiniz hatta sadece kalpten dilemek bile yeterli olabilir ama bu anlattıklarım enerjinizi yükseltecektir ve etkisini kesinlikle arttıracaktır. Elinizde kristaller yoksa ve temin etmek isterseniz bu konuda sizlere yardımcı olabilirim. Benimle iletişime geçmeniz yeterlidir.
Sevgiyle
Ayla Aydın
http://www.kristalleringucu.com
(LÜTFEN paylaşırken kaynak gösteriniz. Her hakkı saklıdır)
Etkinliklerden haberdar olmak, en güncel bilgileri takip etmek için hem gruba hem sayfaya katılmanızı tavsiye ediyorum.
Grubu: http://www.facebook.com/groups/ainos.sifalitaslar/
Fan Sayfası:http://www.facebook.com/kristalleringucu
Web Sitesi: http://www.kristalleringucu.com
Online Satış: http://dukkanlar.gittigidiyor.com/Ainos_Dogaltas_Gumus_Taki/

Facebookta bulunan   eski tip grubum yeni tip gruba güncellenmiştir. Yeni tip grupta paylaşımlar fan sayfalarına göre daha kısıtlı olduğundan Fan sayfamız da açılmıştır. Etkinlik, soru-cevap ve sohbetler grup üstünden devam ederken bilgi paylaşımı ise fan sayfası üstünden devam edecektir  O nedenle hem gruba hemde sayfaya üye olmanızı tavsiye ediyorum.

Gruba katılma isteği göndermek için

ÖNCE BURADAN GRUBA GİRİNİZ

Gruba girdikten sonra sağda gruba katılma isteği butonuna tıklayınız.

Yeni sayfada taşlarla ilgili paylaşımlarım, grup içi etkinlikler, ücretsiz süpriz uygulamalar, vs olacak.

Takip edebilmeniz için sizleri yeni sayfaya da davet ediyorum.

Yeni sayfaya katılmak için BURAYA TIKLAYIN

Sayfaya girdikten sonra sağ üst köşede ki BEĞEN butonun tıklayınız.

 

 

 

Özellikle enerji ile yükleme yapılmış kristaller yada şifalı taşlar ilk takıldığında yüksek bir tesir gösterir ve enerjisi yoğun hissedilir çünkü kişinin o enerjiye ilk etapta ihtiyacı çok fazladır bu özellikle daha önce hiç kristal kullanmamışsa ve farklı enerji sistemleri ile de  çalışmamışsa enerji düzeyi kristallere göre genellikle düşük olacağından bu ihtiyacı çok  daha fazla olacaktır.  Zamanla taşlar ve taşı kullanan kişi birbiri ile rezonansa girerek enerji titreşimleri eşitlenir ve enerji belli bir dengeye gelir ve kişi artık ihtiyacı azaldığı için ilk günkü kadar yoğun bir etki hissetmez. Bir nevi alınan enerji alışkanlıkta yapar. Bu noktadan itibaren kristal kullananların ilk akıllarına gelen ve ifade ettikleri “acaba benim kristalimin enerjisi tükendi mi yada artık eskisi gibi tesir etmiyor mu?” sorusudur. Çok sorulan sorulardan birisi olması nedeniyle bu konuya da açıklık getirmek istedim. Böyle bir soru aldığımda genellikle benim cevabım da şöyle oluyor. “Kristalin enerjisi düşmez ama sizin enerjinizi yükselttiğinden siz artık arada fark olmadığı için eskisi gibi akan enerjiyi hissetmiyorsunuz, bu iyi haber bence sevinin” derim. Aslında enerji akmaya devam ediyordur ama ihtiyacı olduğu kadardır bu ve zamanla kristaller kullanan kişinin bir parçası gibi olduğundan aksada bu eskisi gibi hissedilmeyebilir.  Bu nedenle eğer enerjiyi hissetmek istiyorsak ve bundan hoşlanıyorsak ayrıca farklı titreşimlere sahip kristalleride deneyimlemek istiyorsak ki bunu da şiddetle tavsiye ederim, dönüşümlü bir kaç kristal kullanmakta fayda var diye düşünüyorum. Tabi bunun da belli yöntemleri vardır. Lütfen aynı anda ve bir çok kristali yanyana sıralayarak kullanmayınız. Her bir kristalin farklı olan titreşimleri karmakarışık olacağından size yarardan çok zarar verebilir. Birbiri ile uyumlu kristaller yanyana taşınabilir ama buda en fazla 2 farklı kristal olabilir. Yada bir grup kristal kullanım yerlerine uygun olarak vücut üstünde yanyana gelmeyecek şekilde dağıtılabilir. İlk başta bir süre için  ilk  seçilen kristaller kullanıldıktan sonra zaman içerisinde farklı kristallere geçilebilir ve dönüşümlü kullanılabilir. Mesela benim kolye ucu olarak kullandığım doğal  5 ana kristalim var. Aragonit, ametist, lepidolit, kristal kuvars, pembe kuvars. Duruma  göre dönüşümlü kullanırım. İç sesimi dinlerim ve ilk içimden geçen kristali kullanırım.

Burada bahsettiklerim arındırılmış, enerji yüklenmiş ve kullanım esnasında düzenli olarak  temziliği yapılan kristaller için geçerlidir. Arındırılmadan kullanılan kristaller yarardan çok zarar getirebilir.

Yazarı:Ainos Doğaltaş Gümüş, kristallerin gücü, jitans, Ayla Aydın

Paylaşırken Kaynak göstermenizi  rica ediyorum.

Var olan her şey bir enerjiden ibarettir. Düşüncelerimiz, ürettiğimiz her duygu, niyetimiz ve söylediğimiz her söz, bulunduğumuz ortama olumlu ya da olumsuz enerjitik izler bırakır. Kristaller yada mineraller çıkarıldıkları kaynaklardan sahibine ulaşana kadar çeşitli ortamlarda bulunurlar ve bu bu taşlar dokunulsun ya da dokunulmasın bulundukları ortamın tüm enerjilerini üzerlerine çekerler.  Dolayısıyla ilk alınan taşların mutlaka enerjik olarak arındırılması (temizlenmesi) ve nötrlenmesi gerekir. Arındırmadan kullanacağınız taşlar bu olumsuz enerjileri size yansıtacağından yarardan çok zarar görmenize sebep olacaktır. Bu nedenle arındırılması gerçekten çok önemlidir. Özellikle kuvarslarla çalışacaksanız arındırma işlemine bir o kadar daha dikkat etmelisiniz. Taşlar ilk alındığında yapacağınız nötrleme işleminden sonra genel temizlik ve bakımlarına da gereken özeni göstermeliyiz. Düzenli olarak yapılacak temizleme, topraklama ve deşarj işlemleri taşlarımızn ömrünüde uzatacaktır.

TAŞLARIMIZI NE ZAMAN TEMİZLEMELİYİZ?

Taşlar ilk alındığında yukarıda da bahsettiğim gibi arındırma ve nötrleme işlemi yapılmalıdır. Kullanım esnasında ise taşın hangi sürelerde arınması gerektiğini kişi taşı kullandıkça fark eder. İç sesimize kulak vermeliyiz. Genel olarak tüm taşlar için söyleyebileceğim en geç haftada 1 akan suda en az 5-6 dk tutmaktır. Ayda 1 gece de ağaç yada toprak kap içerisinde bulunan temiz toprağa gömmektir. Temizleme işlemi taşların kullanım amacına göre de değişkenlik göstermektedir. Son bahsettiğim genel temizlik işlemi kişisel olarak üstümüzde taşıdığımız kristallerimiz içindir. Eğer taşları çakralar üzerine şifa amaçlı kullanacaksanız akan suda yıkama olayını şifa öncesi ve sonrasında mutlaka yapılmasını tavsiye ediyorm. Ayrıca kuvars grubu taşlarında ilk kullanılmaya başlandığının ilk haftasında hergün akan suda yıkanmasını öneririm. Yine duruma ve taşına göre rutin temizleme işlemleri değişmektedir. Genelde bir taşın ışığının azalması, matlaşması veya bulanık görünmesi, yeterli enerji alınamadığının hissedilmesi temizlenme zamanının habercisidir.

ARINDIRMA YÖNTEMLERİ;

Bazen yeterince temizlenmeyen yada ömrü dolmuş taşların enerjileri hissedilemez olur, çatlar ya da kırılırlar, ufalanmaya başlarlar.  Bu durumda taşları atmadan geldikleri yere, toprağa gömülmesini tavsiye ederim.
Taşlar, birçok farklı yöntemle arındırılabilir. Arındırma işlemlerinde de 4 elementin(hava-su-ateş-toprak) gücü çok eski zamanlardan beri kullanılmıştır. Arındırma yöntemlerinden bazıları; akan su (ne çok soğuk, ne çok sıcak),  tuzlu su, ay ve güneş ışığı, toprak, tütsü, niyet, sevgi, Reiki enerjisi gibi. Bunlardan biriyle ya da bir kaç yöntem bir arada kullanılarak arındırma işlemi yapılabilir.

1.TUZLU SU İLE ARINDIRMA:

İlk alınan taşlar yada programının silinmesini istediğimiz taşlar için uygulayacağımız en sağlıklı ve garantili yöntemlerden birisidir. Bu işlem için en ideali deniz suyudur ama her an deniz suyunu bulma şansımız olamayacağından denzi suyumuzu kendimizde hazırlayabiliriz. Bulabiliyorsak saf su yada iyi su (filtre edilmiş) içerisine deniz tuzu kristali atıp karıştırdıktan sonra taşımızı bu suya koyup 24 saat bekletiyoruz ve sonra yine iyi su ile durulayıp pamuklu bir bezle sat yönünde ki dairesel hareketlerle kuruluyoruz. Eğer deniz tuzu bulma şansınız yoksa sofra tuzu da kullanabilirsiniz ama bu en son tercih edeceğiniz seçenek olmalı. Ayrıca dikkat etmeniz gereken bir noktada her taş için ayrı bir kap su hazırlamanızdır ve temzilediğiniz taşların suyunu tekrar kullanmayıp dökmenizdir.

2. TÜTSÜ İLE ARINDIRMA:

Taşlarınızı adaçayı, sedir ağacı, sandal ağacı ile tütsüleyebilirsiniz. Onları elinize alın ve tütsünün dumanını iyice massedinceye kadar 3-4 dakika tutun. Bu esnada içsel olarak ta taşlarınızn tütsü dumanı ile arındığını niyet edin ve düşünün. İlk alınan taşlara ilk yapılacak arındırma işlemi için pek tavsiye ettiğim bir yöntem değildir, rutin kullanım esnasında ki temizlik için daha uygundur.

3.AKAN SUDA TEMİZLEMEK:

Öncelikle akan suda sahip olduğumuz taşın arınmasını niyet ederek“Üzerindeki bütün negatif özellikler uzaklaşsın’’ 5-6 dk tutmak ve daha sonra büyük cam bir kabın içine (min 1lt..) temiz su koyarak ve tekrar niyetimizi yaparak taşı 24 saat  sessiz sakin güneş ısığı görmeyen bir köşeye koymak arındırma yöntemlerinden birisidir. Ancak bu yöntem ilk alınan taşların ilk temziliği için yeterli olmayabilir. Bu yöntemi daha çok programlanmış yada yükleme yapılmış taşların durumunu muhafazaederek sadece topladığı negatif enerjilerini arındırmak için kullanım esnasında ki rutin temizlik işlemi için uygundur.

4.TOPRAK İLE TEMİZLEMEK:

Taşlarınızı dinlendirmek ve arındırmak için onları pamuk, yün ya da ipek gibi doğal bir kumaşa sararak 24 saat toprağa gömebilirsiniz.  Eğer aşırı negatif enerji depolamış olduklarını hissediyorsanız onları, ayın bir evresinden diğerine, örneğin yeniaydan ilkdördüne kadar ya da daha uzun süre toprakta bırakabilirsiniz. Hematit, bakır ve demir açısından zengin olan diğer taşların toprakta paslanabildiğini unutmayın. Ayrıca gömdüğünüz yeri kaybetmemek için işaretler koyun. Eğer bahçede toprağa gömme imkanınız yokda, toprak yada ağaç kaba koyacağınız temzi yerden alınmış toprağa da taşınızı gömebilirsiniz. Evde ki çiçeğinizin toprağına koymanızda bir yöntemdir ancak taşın toprağa vereceği negatif enerjiler çiçeğinize zarar verebilir.

5. REİKİ İLE TAŞLARIN ARINDIRILMASI:

Eğer Reiki uyumlu iseniz ve bu enerji sistemini kullanıyorsanız, enerjiyi yönlendirmeye yarayan sembolleri kullanarak  taşlarınızı çok etkili bir şekilde arındırabilirsiniz. Bunun için taşı önce akan su altına koyun ve aşağıda ki işlemleri yapın ardından yine elinize alın ve bu işlemleri tekrarlayın. İlk olumsuz titreşimlerini mutlaka suyla birlikte temizleyin, su kullanmdan yapacağınız temizlik işleminde mide yada kalp çakranızda blokaja sebebiyet verebilirsiniz. Kendinizi korumaya almayı unutmayınız.

Reiki master/ 3.aşma Reiki uygulayıcısı iseniz; “4.sembol ve 3 defa mantrasını söyleyin” + “3.sembol ve 3 defa mantrasını söyleyin” + “2.sembol ve 3 defa mantrasını söyleyin”, en sonunda da “1.sembol ve 3 defa mantrasını söyleyin” taşın üzerine çizin ve niyetinizi söyleyin: “Bugüne kadar yüklendiğin tüm acılardan ve olumsuz enerjilerden arınıyorsun ve mevcut programın iptal oluyor”. Bir süre Reiki vermeye devam edin. Eğer daha önce ilk temizliğini yapmışsanız ve sadece rutin kullanım esnasında ki aerındırmayı programı sıfırlamadan yapacaksanız niyetiniz bu kez şöyle oluyor “Şu ana kadar sadece çektiğin olumsuz enerjilerinden arınıyorsun, mevcut programın devam ediyor.”

2.aşma Reiki uygulayıcısı iseniz; “3.sembol ve 3 defa mantrasını söyleyin” + “2.sembol ve 3 defa mantrasını söyleyin”, en sonunda da “1.sembol ve 3 defa mantrasını söyleyin” taşın üzerine çizin ve niyetinizi söyleyin: “Bugüne kadar yüklendiğin tüm acılardan ve olumsuz enerjilerden arınıyorsun ve mevcut programın iptal oluyor”. Bir süre Reiki vermeye devam edin. Eğer daha önce ilk temizliğini yapmışsanız ve sadece rutin kullanım esnasında ki aerındırmayı programı sıfırlamadan yapacaksanız niyetiniz bu kez şöyle oluyor “Şu ana kadar sadece çektiğin olumsuz enerjilerinden arınıyorsun, mevcut programın devam ediyor.”

1.aşma Reiki uygulayıcısı iseniz; kendinizi Reiki enerjisine açın. Bir yandan Reiki enerjisini akıtırken diğer yandan kalp çakranızdaki sevgi frekansını yükseltin ve taşa akıtın. Bunu kalp çakranızdan pembe bir ışığın çıktığını ve taşı sarıp sarmaladığını imgeleyerek ya da öyle olduğunu bilerek yapabilirsiniz. Ve niyetinizi söyleyin. “Bugüne kadar yüklendiğin tüm acılardan ve olumsuz enerjilerden arınıyorsun ve mevcut programın iptal oluyor”. Bir süre Reiki vermeye devam edin. Eğer daha önce ilk temizliğini yapmışsanız ve sadece rutin kullanım esnasında ki aerındırmayı programı sıfırlamadan yapacaksanız niyetiniz bu kez şöyle oluyor “Şu ana kadar sadece çektiğin olumsuz enerjilerinden arınıyorsun, mevcut programın devam ediyor.”

Eğer Reiki uyumlu değilseniz; taşı elinize alın ve kalp çakranızdaki sevgi frekansını yükselterek taşa akıtın. Bunu kalp çakranızdan pembe bir ışığın çıktığını ve taşı sarıp sarmaladığını imgeleyerek ya da öyle olduğunu bilerek yapabilirsiniz. Ve niyetinizi söyleyin. “Bugüne kadar yüklendiğin tüm acılardan ve olumsuz enerjilerden arınıyorsun ve mevcut programın iptal oluyor”. Eğer daha önce ilk temizliğini yapmışsanız ve sadece rutin kullanım esnasında ki aerındırmayı programı sıfırlamadan yapacaksanız niyetiniz bu kez şöyle oluyor “Şu ana kadar sadece çektiğin olumsuz enerjilerinden arınıyorsun, mevcut programın devam ediyor.”

6. KRİSTALLER ARACILIĞI İLE ARINDIRMA:

Küçük kristaller şeffaf kuvars ya da ametist salkımlarının üzerine konarak temizlenebilir, yeniden enerji yüklenebilir. Bu iş için başka kristallerden de yararlanabilirsiniz ama kuvars, ametist ve göktaşı salkımlarındaki uçların değişik yönlere bakması, enerjinin çeşitli yönlerden gelmesini sağlayarak arındırma işlemini daha kolayca yapar. Başka bir yöntem ise şöyledir: Taşınızı şeffaf bir kuvars salkımının üzerine koyun. Tek uçlu dört şeffaf kuvars kristalini teker teker Doğu, Güney, Kuzey ve Batı yönlerinde dizin. Bu kristallerin uçları salkıma baksın. Temizleyip yükleyeceğiniz taşları kristal salkımının üzerinde istediğiniz kadar bırakabilirsiniz. Ayrıca kendi kendini temizleyebilen kristallerden olan kiyanit, selenit gibi kristallerden de yararlanabilirsiniz. Bunun için yine bu kristallerle doldurduğunuz ağaç yada bakır kap içine temizlenecek küçük kristallerinizi yerleştirebilirsiniz. Bu yöntem ilk alınan kristaller için uygun bir temzileme işlemi değildir. Rutin kullanım esnasında ki günlük bakım ve temizlik için uygundur.

Yazarı:Ainos Doğaltaş Gümüş,kristallerin gücü,jitans

Paylaşırken Kaynak göstermenizi  rica ediyorum.



Bugünkü yazım da çok sorulan ve irdelenen bir konuya kendimce ve yaşadığım deneyimlere göre bir yorum yazmak istedim.
Genellikle burç taşları diye başlıklar yada ifadeler görürüz. Nedir burç taşları, aslı varmıdır….
Astrolojik yorumlar, somut olarak ispatlanamasada aslı ve gerçekliği var olan bir daldır.
Özellikle yıldız haritası çıkartıldığında sonuçlar ve yorumlar gerçektende şaşırtıcı olmaktadır.
Burçlara göre uğurlu renk, çiçek, sayı, kristal yada taş, vb önerilmektedir.
Aslında işin özü şudur. Her burcun
kendine göre nasıl karakteristik bir takım özellikleri varsa aynı şekilde yaşamsal enerjinin o burçlardaki işleyiş şekilleri de farklıdır. Bu konuda detaylı bilgiyi aşağıda ki linkten inceleyebilirsiniz.
http://www.webdejitans.com/forum/index.php?topic=7020.0
Vücudumuzda ana 7 çakra var olduğunu daha önce ki yazılarımda belirtmiştim. Genel olarak her burcun kendine göre karakteristik bir çakra döngüsü vardır ve genel bir sonuçtur. Her burçta böyle olacaktır diye bir kuralda yoktur. Değişkenlik de gösterebilmektedir. Tavsiye edilen renk,koku,çiçek,kristal,hatta nota(ses) aslında bu genellemeye göre belirlenmektedir. Diyelim ki balık burcu insanısınız, balık burcunun tepe çakrası önem verilmesi gereken bir çakradır. Şifa rengi beyaz ve mordur. Dikkat edersek burç kitaplarında balık burcuna mor yada beyaz renkli çiçek yada kristaller önerilir. Önerilen nota yada renk de yine 7. çakrayı güçlendirecek yada dengeleyecek olanlardır.
Tek başına burç analizi yeterli değildir. Aslında en doğrusu kişinin burç analizi ile birlikte çakralarında ki enerji döngülerini ölçmek ve ona göre kristaller önermektir.
En doğrusu ise çakralarda ölçüm yapmaktır. Eğer tepe çakra aşırı çalışıyorsa tek başına bir ametist yeterli gelmez hatta daha fazla çalışmasına bile sebep olabilir taçı dengeleyecek ateş kırmızısı bir taşla da dengeleme yapmak gerekebilir.
Bu konuda oldukça ilginç deneyimlerim var. Çakraları ölçüm yapıp tüm çakraları birbiri ile uyumlu olacak şekilde kristal seçmek uzmanlık gerektirir. Bir çakrayı düzeltelim derken başka bir çakranın enerjisini azaltabilir yada ters enerjiler yaratabiliriz. Tabi bu bahsettiğim durum doğal halde ki kristaller içindir. İşlem görmüş cilalanmış delinmiş taşlarda böyle bir risk yoktur. Tamamiyle saf halde ki kristallerin direkt çakra üstünde kullanılması ile ilgilidir bahsettiğim.
Tüm bu anlattıklarım size belki karışık gibi gelmiş olabilir. Herkes de uzman olamayacağına göre aslında işin özü çok basittir. Ya iyi bir uzmana kendinizi teslim edin yada İç sesinize kulak verin Smiley
Aslında iç sesiniz sizi bir yada bir kaç kristale yönlendirecektir. Ona sahip olma isteğini çok yoğun bir şekilde hissedeceksiniz. Aslında bu iç sesiniz size kullanmanız gereken ihtiyacınız olan kristal için gelen iç sinyallerdir. Sevdiğim bir söz vardır;”Kristaller sizin hangi burçtan olduğunuzu bilmezler,
burcunuz ne olursa olsun var oluş amaçları sonsuz hizmet etmektir.” Sınırlandırmamalı ve bu konuda esnek olmalı.
İç sesini dinleyip bana danışanlar oluyor. En az 15-16 taşı bir arada taşımak istediklerini belirtenler de oluyor bazen. Bu noktada durmak gerekir. Birbiriyle uyumlu kristallerde var bir arada durmasında sakıncası olan kristallerde var. Yada taşınması gereken bölgeleri var. Bu durumda bir uzmana danışmakta fayda var.
Her kristalin kendine özgü titreşimleri ve görevleri vardır. Bu kristalleri yanyana getirerek bu titreşimlerinin karışmasına sebep olabiliriz.
İç sesine kulak verip bir uzmandan bilgi almak isteyen arkadaşlar olursa bu konuda seve seve yardımcı olurum.
Sevgiyle kalın
Jitans

GENEL UYARI: Lütfen kaynak göstermeden yazılarımı paylaşmayınız, JİTANS..

kaynak: Ainos Doğaltaş Gümüş Takı
http://dukkanlar.gittigidiyor.com/Ainos_Dogaltas_Gumus_Taki/
http://kristalleringucu.blogcu.com

http://www.kristalleringucu.com

FACEBOOK

Facebook