SEÇMELER

Arşivim

2011 için Arşivtesiniz


KRİSTALLERLE AFFETME ÇALIŞMASI


Affedemediklerimiz bizim yaşam enerjimizi düşürür, bizi kızgın ve öfkeli yapar, bağışıklık sistemimizi yavaşlatabilir hatta hem fiziksel hem de ruhsal olarak hasta olmamıza sebep olabilir. Hastalıklar vücudumuzun sinyalleridir, genellikle zihinsel, ruhsal ya da duygusal olarak sorunlar olduğunu gösterir. Affedemediklerimiz, yaşadığımız travmalara sebep olan çevremizde ki insanlar ya da bizzat kendimiz de olabiliriz. Affetmek kişisel gelişim sürecinde önemli bir rol oynar. Bize zarar veren bu yükten kurtulmamız yani affetmemiz, özgürleşmemiz gerekir. Affetmek demek, seni ya da kendimi affettim demekle olmuyor ne yazık ki. Bu polyannacılıktan öte geçmez. Kişiyi o anda rahatlatsa bile, derinlerde yatan, bastırılmış olan öfke ve çözülmeyen sorun ileride çok daha ağır bir şekilde patlak verebilir. Affetmek bir süreçtir. Bir gün içinde affetmek sağlıklı bir affetme olmaz.
Affetmek demek olanları sineye çekmek değildir, affetmek demek olanı olduğu gibi kabul etmekte değildir. Affetmek, bildiklerinin en iyisi yapmışlardı demekte değildir. Affetmek, yapılanları onaylamak ya da hoş görmekte değildir. Affetmek olanları unutmakta değildir. Affetmek, affettim deyip özellikle kendimize mutluluk maskesi takmak, sahte gülümseyişler, sahte tavırlarda bulunmak hiç değildir. Affedemediğimiz kişi ve olayın bize verdiği acı vardır bunu yok sayamayız ancak unutulmamalıdır ki affetmeyi gerektiren her travma içinde önemli dersleride barındırır.

Gerçekten affetmek için, bizim değişime ihtiyacımız vardır. Değişmesi gerekenler olduğu için gerçekten affedemiyoruzdur. Bakış açımızı değiştirmeye ihtiyacımız vardır. Olaylara olan bakış açımız değiştiğinde affedilecek bir şeyin kalmadığını görürüz zaten. Neden affedemiyoruz. Bize zarar veren kişi ve olaylara izin veren biz değilmiydik? Bizde o olayların içinde değilmiydik? Bizimde bunda payımız yokmuydu? Kendi sınırlarımızı çizemeyen, öz sınırlarımızın ihlal edilmesine izin veren yine kendimiz değilmiydik? Evet bizdik. Buna izin veren bizdik başkası değil. Affetmek için önce farkında olmak, atılacak en büyük adımdır. Neden insanlara kızgınlık duyarız? Hangi sınırımızı aştılar, bize nasıl bir zarar verdiler? O sınırı aşmalarına biz izin vermeseydik o sınırı geçebilirlermiydi? Tabi bu demek değildir ki bundan sonra sınırlarımızı kale gibi öreceğiz, insanlarla aramızda bize zarar veremesinler diye büyük duvarlar olacak, hele bu hiç değil.

Her birey kendi yaşamından sorumludur ve kendisine ait alanına kimin ne kadar gireceğine de kişi kendisi karar verir. Bazen kendimizi hayatın akışında olaylara öylesine kaptırıyoruz ki, yaşam içinde karşılaştığımız olayların bizde yarattığı öğretiler için ince bir zeka ile planlanmış muhteşem ilahi planlar olduğunu unutuyoruz. Bunun farkındalığını hatırlamak bile bir affediştir. En büyük derslerimizi bize en çok acı veren olaylardan çıkartmadık mı? En büyük affediş yaşanılanlardan gerekli dersi almaktır. Ayrıca haklı olmaya çalışmak kavramından çıkmak demektir. İçsel sınırımızı iyi çizmek, kendimize değer vermek, kendimizi sevmek ve kendimize saygı duymak, özsaygımızı geliştirmek demektir. Bu farkındalığı bize öğreten kişi ve olaylara teşekkür etmek demektir. Gerçekten affetmek, kendimize verdiğimiz en büyük armağandır. Affetmek ayrıca koşulsuz sevgiyi öğrenmektir. Sevginin akmasına izin vermektir. İnsanlarla benzer yanlarımızın olduğunu da görebilmek ve kabul etmektir. Affetmek, sevmekle, bize ait olan sınırları çizmenin ayrımının farkına varmak bunların ikisini birbirine karıştırmamak demektir. Özgüvenimizin ve özsaygımızın artması demektir. Tüm yaşanılan olaylara dışarıdan bir gözle bakıyomuşçasına bütünü görebilmek ve analiz yapabilmektir. İnsanın cevaplarını aynı zamanda dönüp kendi içinde de araması demektir. Affetmeye çalıştıklarımızın bize ayna tutmasına teşekkür etmektir.

Affetmek, farkındalığı ve değişimi içeren bir süreçtir, bu süreçte kristallerden yardım alabiliriz.
İşlenmemiş doğal halde bir ametist kuvars kristali ile pembe kuvars kristalini birlikte kullanılmasını tavsiye ediyorum. Ametistin, bilinç seviyemizi yükselten, farkındalığı arttıran bir etkisi vardır. Pembe kuvars ise özellikle affetme ile ilgili blokajları çözer, derinlerde yatan kin, öfke, nefret gibi bize zarar veren olumsuz duyguları ortaya çıkartıp sevgiye dönüştürür. Enerjisini İlahi ana kaynağın sevgisinden alır ve bu ilahi sevgi titreşimlerini kişiye yansıtır.

Bu iki kristali yan yana kalp hizasına yakın kolye şeklinde taşımak en etkili yollardan birisidir. Eğer aksesuar taşımayı sevmiyorsak o zaman doğal birer parça ametist ve pembe kuvars kayacı ile çalışma da yapılabilir. Eğer kristalleriniz yoksa buradan kendinize bahsi geçen kristallerden alabilirsiniz. Dükkanımdan alacağınız kristallere arzu ederseniz ücretsiz reiki uyumlaması da yapılacaktır.http://dukkanlar.gittigidiyor.com/Ainos_Dogaltas_Gumus_Taki/   Kolye olsun kayaç olsun çalışma örneğini veriyorum
Yukarıda ki yazıyı iyice okuyup bunun farkındalığına vardıktan sonra;
Sol elimizde pembe kuvars, sağ elimizde ametist kalp hizasında tutuyoruz ve derin bir nefes alıp verdikten sonra aşağıda ki olumlamayı 3 er kez okuyoruz.

Olumlama
Sana karşı duyduğum ve beni yıpratan tüm olumsuz duygularımdan arınmaya ve seni affetmeye niyet ettim.
Ben seni şu anda affetmeyi kabul ediyorum. Çünkü bu duruma aslında ben izin verdim.
Bu dünyada oyun arkadaşım olduğunu kabul ediyorum.
Seninle yaşadığım her şeyin benim yüce hayrıma olduğunu kabul ediyorum. Gerekli derslerimi aldım.
Bundan dolayı senin varlığına şükrediyorum.
Bu yolda sevgiyle seni serbest bırakıyorum.
Seni affediyorum.
Kendimi affediyorum.

Bir süre kristalleri elimizde tutmaya devam ediyoruz. Yaradanın sevgi titreşimlerini taşıyan kristalleri kalbimizin derinliklerinde hissediyoruz ve onlara bu ilahi sevgi enerjisini, titreşimlerini taşıdıkları için teşekkür ediyoruz. Yaradana sonsuz sevgi ve ışığını yansıttığı için şükrediyoruz. Yaşadıklarımızın aslında bizim olgunlaşmamız ve almamız gereken derslerimiz doğrultusunda ihtiyacımıza göre yaşadığımız için farkına varıyoruz ve şükrediyoruz.

Eğer affedemediğimiz kendimiz isek o zaman yukarıda ki olumlama yerine aşağıdaki olumlamayı söylüyoruz, yapılan işlemler ise aynı.

Olumlama(kendimiz için)
Yaşadığım ve yaptığım her şeyi seviyorum.
Tüm yaşadıklarımı yaşanması gerektiği için yaşadım.
Yaşadığım ve yaptığım her şey için kendimi onaylıyorum.
Beni bir başkasının onaylaması gerekmiyor.
Ben kendimi onaylıyorum.
Ben kendimi seviyor beğeniyor ve onaylıyorum.
Ben değerliyim.
Yaşadığım her şey benim kendi seçimim.
Verdiğim her karar benim kendi seçimim.
Ben tüm kararlarımı ve yaşadığım her şeyi onaylıyorum.
Ben kendimi onaylıyorum.
Ben kendimi affediyorum.
Ben kendimi tümüyle seviyor ve takdir ediyorum.
Hayatı seviyorum.
Yaşamayı seviyorum.

Bu çalışmanın bir affetme süreci olduğu unutmayalım ve tamamen derinden affettiğimize inanana kadar bu çalışmayı her gün yapalım.
KAYNAK: Ayla Aydın
www.kristalleringucu.com
(Lütfen kaynağını silmeden paylaşınız)

Şifalı Taşlar Online Satış için
http://dukkanlar.gittigidiyor.com/Ainos_Dogaltas_Gumus_Taki/
Sayfayı Takip etmek için:
http://www.facebook.com/kristalleringucu
Gruba katılmak için
http://www.facebook.com/groups/ainos.sifalitaslar

Ying-Yang, dişil ve eril yanlarımızın iç içe ve birbirinin ayrılmaz parçası olduğunu simgeler. Farklı anlam ve tanımlamaları olsa da ben bu yazımda eril ve dişil yanların anlam ve bütünleşmesi hakkında bir şeyler yazmak istedim. Yazma sebebime gelince; kristal kuvarsların da dişil ve eril enerjileri vardır ve kuvarslar dişi ve erkek kuvarslar olmak üzere iki tiplidir. Bana en çok sorulan sorulardan birisi de şudur; Genellikle erkeklere dişi kuvars, bayanlara ise erkek kuvars önerilmesinin sebebi nedir? Bir bayan, erkek kuvars kullanamaz mı? Bu sorunun cevabını yazımın sonunda cevaplayacağım, çünkü konu aslında gerçekten çok derin.

Eril ve dişil enerji her ne kadar cinsiyete aitmiş gibi gözükse de aslı bu değildir.  Eril ve dişil enerjiler cinsellik içermez. Sadece bir kısmını kapsar. Önemli olan bu eril ve dişil enerji özelliklerinin birbiriyle bütünleşmesidir ve dengede olmasıdır.

Dişil enerjisi baskın olan kişiler daha uyumludurlar. Sencildirler, kendisinden çok başkaları için yaşarlar, fedakar ve anlayışıdırlar, güçten kaçarlar, sevgi odaklıdırlar, hep kendilerini suçlarlar, kendilerine güvenmezler, değişimleri kolaydır, hayır diyemezler, vericidirler, vb

Eril enerjisi baskın olan kişiler daha muhalif tiplerdir, her şeye karşı çıkarlar, güç odaklıdırlar, suçu hep başkasında ararlar, katı ve anlayışsızdırlar, evet diyemezler, bencildirler, değişimi zaman ister, sevgiyi zayıflık olarak görürler, vb.

Her ikisinin de aşırı ucu kişiye ve bütüne zarar verir. O nedenle iki ucunda dengede olması gerekir.

Bazen bir kadında eril enerji baskınken, bir erkekte de dişil enerji baskın olabilir. Bu durum kişinin cinsel tercihlerinin farklı olacağı anlamını taşımaz. Aşırı eril enerjiye sahip bir kadın genellikle eş olarak kendisine aşırı dişil enerjiye sahip bir erkeği çeker. Birbirlerinde ki eril dişil yönlerini dengeleyip bütünleşirlerse ki deneyimledikleri de budur, birlikte olmaya devam ederler. Eğer bütünleşme olmazsa o birlikteliğin bitmesi olağandır. Çünkü başta birbirini çeken zıt kutuplar, ilk zamanlar bundan hoşnutken zaman içerisinde bu durum rahatsızlık vermeye başlar. Örneğin evde yönetimi elinde tutan eril enerjisi baskın olan dominant kadın, evde pasif durumda olan ve eril gücünü kullanmayan bir erkeğin birlikteliğini düşünün.  İlk  başlarda bu durumdan memnunlarken, zaman içerisinde kadın aslında erkeğin eril gücünü görmek ister, erkek ise kadının sevgisini ve şefkatini görmek ister.

Bazı insanların eşlerinin bencilliklerinden şikayet ettiklerini duyarız. Aslında şikayet ettiği eşinin bencilliği yani aşırı erilliği kadar aynı zamanda kendi aşırı sencilliğidir. Kişi kendi senciliğinin yani baskın olan dişil yanının farkına varıp düzeltebilmesi için o bencil insanı hayatına çekmiştir. Karşısında ki eril enerjiye sahip bencil kişide aynı şey geçerlidir. Eşler daima birbirine karşılıklı aynalık eder.

Eşler burada birbirlerini dengeleyemediklerinde ilişkileri ayrılıkla biter ve her yeni beraberlik yine bu yanların dengelenememesi sonucu sonsuza kadar da sürebilir, ne zaman ki eşler eril ve dişil enerjilerini dengelerler ozaman birliktelikleri uyumlu ve bütünleşmiş olarak devam eder.

Kadının ve erkeğin, eril ve dişiliğin ötesinde bir yer var. Yolculuğumuz hep birlikte o yönde ilerliyor. Bir sonra ki basamak, özünün bütünselliğine ulaşmış insandır.

Kuvarslarla ilgili sorunun cevabına gelince; erkek ille de dişi kuvars kullanır, bayanlar ise erkek kuvars kullanır diye bir kural yoktur. Sadece tavsiye bazındadır. Aslı ise şöyledir. Eril enerjisi daha baskın gelen kişi erkek yada bayan fark etmez, dişi kuvars kullanmalıdır ki denge oluşsun ama şart değildir, öyle olması tercih edilmelidir. Dişil yanı baskın olan insanda erkek yada bayan fark etmez, erkek kuvars kullanmalıdır ki enerjileri dengelensin, birbiriyle bütünleşsin. Bazı salkım kuvarslar ise hem dişi hem erkek kuvarslar içerir ki bana göre bu tip parçalarda eril ve dişil yanını bütünleştirmiş olan kişilere uygundur. Genellikle kişi kendisine bir kuvars kristali seçerken eli zaten kendisini dengeleyecek olana gidiyor J O nedenle en doğrusu iç sesinize göre yüreğinizin seçtiği parçayı alıp kullanmaktır.
YAZAN:©Ayla Aydın/Ainos Doğaltaş Gümüş / http://www.kristalleringucu.com/

Sayfamı Takip etmek için:
http://www.facebook.com/kristalleringucu
Grubuma katılmak için
http://www.facebook.com/groups/ainos.sifalitaslar/
Dükkan
http://dukkanlar.gittigidiyor.com/Ainos_Dogaltas_Gumus_Taki/


KRİSTALLERLE YENİ AY DİLEK DİLEME RİTÜELİ
Yeni ay başlangıçların, umudun, iyimserliğin, değişim ve dönüşümlerin en uygun zamanıdır. Özellikle yeni bir aşama, değişim ve gelecekle ilgili çalışmalar yapmak için iyi bir zamandır.
Rahmetli babaannem bana çocukken hilali gördüğüm zaman bir dilek dilememi, sonra da ya yeşile ya da çocuk yüzüne bakmamı söylerdi. Eskiler ayı özellikle de dolunayı gördüler mi “Ay gördüm Allah, Amentü billâh” der ve güzel bir dilek tutarlardı. Çok eskiden beri toplumlarda buna benzer süregelen ritüellere her zaman rastlamışızdır.
Yeniay dönemlerinde bilinçle dilediğimiz dilekler yaşamımıza olumlu gelişmeler getirir.
Tabi bunun için dikkat etmemiz gereken birkaç şey var.
Yeniayın doğum saati, dileklerimizi yeniayın doğum saatinden sonraki kırk sekiz saat içinde tutmamız dileklerimizin gerçekleşmesi yolunda kuvvetlendirici bir etken. Eğer bu zamanı kaçırmışsak yeni ay zamanı niyetiyle ilerleyen günlerde de elbette dileklerimizi dileyebiliriz. Diğer önemli nokta ise dilek listemizi en fazla 10 dilek ile sınırlamak.
Sizlere örnek bir çalışma anlatacağım. Bu çalışma da bize kristaller de eşlik edecek. Özellikle kuvarsların teyp gibi niyetleri ve düşünceleri hafızaya alma ve daha sonra bunları geri verme, yansıtma özellikleri vardır. Bu sebeple kuvarslarla çalışırken olumsuz şeyler düşünmemeye karşı zihninizi kontrol ve terbiye etmelisiniz. Eğer zihninizden olumsuz bir şey geçtiğini hissettiğiniz an olursa hemen bunun farkına varıp, “en son cümlemin farkındayım, hemen iptal edip hayatımdan çıkartıyorum” deyin. Kuvarsların yansıtma özelliği ile biz olumlu dilekler çalışması yaparak, hem yeni ayın hem de kuvarsların gücünden yararlanarak sinerji yaratacağız.
Dilek cümleleriniz kesinlikle olumsuzluk içermemeli. Örneğin güvensiz olmak istemiyorum, olumsuz bir cümledir. Bunun yerine Özgüveni yüksek bir insan olmayı diliyorum/seçiyorum. Ayrıca geleceğe ötelemekte bir yerde olumsuzluk yaratır. Örneğin … işe gireceğim. Gireceğim kelimesi istediğiniz olayı gelecek bir zamana öteler. 50 yıl sonrasını da ifade edebilir. O nedenle En kısa sürede….. işe girmeyi seçiyorum.
En önemli noktalardan biriside niyetlerimizin başına “En yüksek hayrıma ve bütünün hayrına olsun” şeklinde eklemek.
Gerekli Malzemeler:
1. Beyaz yada pembe bir mum, varsa ikiside
2. 4 adet arındırılmış kristal kuvars, salkım yada tek diş olabilir, son tercih tambur(yuvarlatılmış) olabilir. Eğer elinizde kristal kuvarsınız yoksa kişisel olarak kullandığınız kristallerden 4 adet seçebilirsiniz ama en ideali 4 adet kuvarsla çalışmaktır. Kristallerinizin arındırılmış olmasına özen göstermelisiniz.
3. 1 adet temizlenmiş ametist kuvars doğal kayaç (elinizde yoksa sorun değil ama olursa daha iyi sonuç alırsınız )
4. 1 adet temizlenmiş pembe kuvars kayaç (elinizde yoksa sorun değil ama olursa daha iyi sonuç alırsınız )
5. A4 boyutunda beyaz bir kağıt
6. Yeşil renkli kalem tercih edilir ama yoksa normal renkte bir kalemde olur

Malzemelerimiz bu kadar. Şimdi gelelim çalışma düzeneğine.

Mumu ortaya koyduktan sonra etrafına geniş bir daire şeklinde 4 kristalimizi de yerleştiriyoruz. Eğer tek uçlu diş şeklindeyse kristallerimiz, uçların birisi içeri birisi dışarı bakacak şekilde dönüşümlü olarak kristalleri diziyoruz. Eğer kuvarsların yanına başka kristallerde yerleştirmek istiyorsanız içinizden geldiği gibi dizebilirsiniz. Pembe kuvarsı ve ametisti de mumun yanına yerleştiriyoruz.
Kâğıdımızı ve kalemimizi alıp o dairenin içine mumun arkasına oturuyoruz.
Nasıl rahat ediyorsanız o pozisyonda oturabilirsiniz. Önce iyice gevşeyin, ortamın sakin ve sessiz olmasına özen gösterin. Nefesinize odaklanmak gevşemek ve zihni serbest bırakmak için iyi bir yöntemdir. Sonra neler istediklerinizi düşünün. Gerçekten sahip olmak istediklerinize odaklanın. Sizi gerçekten mutlu edecek neye ihtiyacınız var bunları düşünün. Aklınıza gelenleri ise kâğıda yazın. Bu esnada kristallerin var olan meleklerinden ve kendi meleklerinizden yardım isteyebilirsiniz. Ve yine unutmayın, ne dilediğinize çok dikkat edin, zira gerçek olabilir! :))
Sonra kâğıdı birkaç kez katlayın, 2 elinizi kalp hizasında birleştirirken kâğıdı da ellerinizin arasında tutun. Kâğıda yazdığınız dileklerin kalbinizden akan sevgiyle adeta yıkandığını düşünün. Bu esnada pembe kuvarsa bakarak onun sevgi enerjisinden destek alabilirsiniz. Yaklaşık 5 dakika kadar bu işlemi yaptıktan sonra ametist kuvarsa odaklanıp tek tek dileklerinizi düşünün, dilekleri zihninizden tekrarlayın. Tüm bu işlemler bittiğinde kristallere teşekkür edin ve kağıdı iyi saklayın ve ilk fırsatınızda onu toprağa gömün.

Son olarak eklemek istediğim birkaç şey var.
Bir plan olmadan arzularımız bizi taciz eder. Kendinizi hedefinize erişmek için gerekli şeyleri yapmaya adamazsanız, o istediğiniz büyük olasılıkla gerçekleşmeyecektir. Psikologlar buna “sihirli düşünüş” derler. Sadece dilemek hayal kurmaktan öteye geçmez. Dileklerimizi dilerken bunların gerçekleşmesi içinde gerekli adımları da atmalıyız. O nedenle bu çalışmayı yaparken size tavsiyem en fazla yazabileceğiniz 10 dilekten 1 dileğinizi buna ayırmanız ve şu dilekte bulunmanız.
“Dileklerimin gerçekleşebilmesi için yapacağım planım dahilin de şans ve fırsatların karşıma çıkması ve bu fırsatların farkında olup gerekli adımları atabilmem için cesaret ve yaratıcılık istiyorum/ diliyorum”.

Eğer elinizde kristaller yoksa onlar olmadan da elbette bu çalışmayı yapabilirsiniz hatta sadece kalpten dilemek bile yeterli olabilir ama bu anlattıklarım enerjinizi yükseltecektir ve etkisini kesinlikle arttıracaktır. Elinizde kristaller yoksa ve temin etmek isterseniz bu konuda sizlere yardımcı olabilirim. Benimle iletişime geçmeniz yeterlidir.
Sevgiyle
Ayla Aydın
http://www.kristalleringucu.com
(LÜTFEN paylaşırken kaynak gösteriniz. Her hakkı saklıdır)
Etkinliklerden haberdar olmak, en güncel bilgileri takip etmek için hem gruba hem sayfaya katılmanızı tavsiye ediyorum.
Grubu: http://www.facebook.com/groups/ainos.sifalitaslar/
Fan Sayfası:http://www.facebook.com/kristalleringucu
Web Sitesi: http://www.kristalleringucu.com
Online Satış: http://dukkanlar.gittigidiyor.com/Ainos_Dogaltas_Gumus_Taki/

Facebookta bulunan   eski tip grubum yeni tip gruba güncellenmiştir. Yeni tip grupta paylaşımlar fan sayfalarına göre daha kısıtlı olduğundan Fan sayfamız da açılmıştır. Etkinlik, soru-cevap ve sohbetler grup üstünden devam ederken bilgi paylaşımı ise fan sayfası üstünden devam edecektir  O nedenle hem gruba hemde sayfaya üye olmanızı tavsiye ediyorum.

Gruba katılma isteği göndermek için

ÖNCE BURADAN GRUBA GİRİNİZ

Gruba girdikten sonra sağda gruba katılma isteği butonuna tıklayınız.

Yeni sayfada taşlarla ilgili paylaşımlarım, grup içi etkinlikler, ücretsiz süpriz uygulamalar, vs olacak.

Takip edebilmeniz için sizleri yeni sayfaya da davet ediyorum.

Yeni sayfaya katılmak için BURAYA TIKLAYIN

Sayfaya girdikten sonra sağ üst köşede ki BEĞEN butonun tıklayınız.

 

 

 

Özellikle enerji ile yükleme yapılmış kristaller yada şifalı taşlar ilk takıldığında yüksek bir tesir gösterir ve enerjisi yoğun hissedilir çünkü kişinin o enerjiye ilk etapta ihtiyacı çok fazladır bu özellikle daha önce hiç kristal kullanmamışsa ve farklı enerji sistemleri ile de  çalışmamışsa enerji düzeyi kristallere göre genellikle düşük olacağından bu ihtiyacı çok  daha fazla olacaktır.  Zamanla taşlar ve taşı kullanan kişi birbiri ile rezonansa girerek enerji titreşimleri eşitlenir ve enerji belli bir dengeye gelir ve kişi artık ihtiyacı azaldığı için ilk günkü kadar yoğun bir etki hissetmez. Bir nevi alınan enerji alışkanlıkta yapar. Bu noktadan itibaren kristal kullananların ilk akıllarına gelen ve ifade ettikleri “acaba benim kristalimin enerjisi tükendi mi yada artık eskisi gibi tesir etmiyor mu?” sorusudur. Çok sorulan sorulardan birisi olması nedeniyle bu konuya da açıklık getirmek istedim. Böyle bir soru aldığımda genellikle benim cevabım da şöyle oluyor. “Kristalin enerjisi düşmez ama sizin enerjinizi yükselttiğinden siz artık arada fark olmadığı için eskisi gibi akan enerjiyi hissetmiyorsunuz, bu iyi haber bence sevinin” derim. Aslında enerji akmaya devam ediyordur ama ihtiyacı olduğu kadardır bu ve zamanla kristaller kullanan kişinin bir parçası gibi olduğundan aksada bu eskisi gibi hissedilmeyebilir.  Bu nedenle eğer enerjiyi hissetmek istiyorsak ve bundan hoşlanıyorsak ayrıca farklı titreşimlere sahip kristalleride deneyimlemek istiyorsak ki bunu da şiddetle tavsiye ederim, dönüşümlü bir kaç kristal kullanmakta fayda var diye düşünüyorum. Tabi bunun da belli yöntemleri vardır. Lütfen aynı anda ve bir çok kristali yanyana sıralayarak kullanmayınız. Her bir kristalin farklı olan titreşimleri karmakarışık olacağından size yarardan çok zarar verebilir. Birbiri ile uyumlu kristaller yanyana taşınabilir ama buda en fazla 2 farklı kristal olabilir. Yada bir grup kristal kullanım yerlerine uygun olarak vücut üstünde yanyana gelmeyecek şekilde dağıtılabilir. İlk başta bir süre için  ilk  seçilen kristaller kullanıldıktan sonra zaman içerisinde farklı kristallere geçilebilir ve dönüşümlü kullanılabilir. Mesela benim kolye ucu olarak kullandığım doğal  5 ana kristalim var. Aragonit, ametist, lepidolit, kristal kuvars, pembe kuvars. Duruma  göre dönüşümlü kullanırım. İç sesimi dinlerim ve ilk içimden geçen kristali kullanırım.

Burada bahsettiklerim arındırılmış, enerji yüklenmiş ve kullanım esnasında düzenli olarak  temziliği yapılan kristaller için geçerlidir. Arındırılmadan kullanılan kristaller yarardan çok zarar getirebilir.

Yazarı:Ainos Doğaltaş Gümüş, kristallerin gücü, jitans, Ayla Aydın

Paylaşırken Kaynak göstermenizi  rica ediyorum.

FACEBOOK

Facebook